|
Şişmanlığın Teşhis ve
Tedavisi
Kilo vermek isteyince hangi doktora başvurmak
gerekiyor?
Kilo vermek isteyen kişiler öncelikle bir endokrinoloji
uzmanına başvurmalıdır. Kilo yapan etkenlerin, hormon
bozukluğu ve yeme davranış bozukluğunun önce saptanması
gerekir. Aksi takdirde yapılan diyetlerle kilo vermek
imkansızdır.
Şişman bir kişi hemen diyete başlamalı mı, yoksa
bazı laboratuvar tetkikleri mi yaptırmalı?
Kilo vermek isteyen kişilerin önce bir endokrinoloji
uzmanına başvurması gerekir. Kilolu olmanın altında
yatan hormonal ve biyokimyasal nedenlerin ortaya
çıkarılarak buna uygun bir zayıflama programı yapılması
gerekir. Bunu yapmayıp önce diyetisyene gidilirse
başarılı olma şansı azalır.
Şişmanlık tedavisinde amaç nedir?
Şişmanlık tedavisinde 3 amaç vardır:
Kilo kaybını sağlamak,
Kilo kaybı sonrası ulaşılan kiloyu devam ettirmek,
Kilo almayı önlemek.
Görüldüğü gibi ilk amaç kilo vermektir. Ancak şişman
kişilerin çoğu bir süre sonra tekrar kilo aldığından,
verilen kiloların tekrar alınmaması da kilo vermek kadar
önemlidir.
Kilo vermeyi başarabilmiş şişman kişilere uygulanan bir
ankette, bu kişilerin egzersiz yaptığı, daha az yediği
(1400 kalori ve altında), şeker ve tatlıları kestiği, az
yağ, çok sebze ve meyve tükettiği saptanmıştır. O halde
kilo vermenin en önemli unsurları, kalorisi düşük bir
beslenme, egzersiz yapmak, tatlılardan ve şekerden uzak
durmaktır.
Ne kadar kilo vermek lazım? Bunun bir ölçüsü var
mı?
Zayıflamada başlangıçtaki hedefimiz 612 aylık bir zaman
içinde, vücut ağırlığının yüzde 1015'i oranında kilo
vermektir (yaklaşık 510 kg).
Diyette uygulayacağımız 5001000 kalorilik bir eksiklik
bize haftada 0,51 kg verdirir.
Bu durumda hedefimiz, haftada 1 kg, ayda 4 kg vermek
olmalıdır. İdeal kiloya geldikten sonraki hedef ise, bu
kiloyu korumak ve tekrar kilo almamaktır.
Tedavi programına katılan kişilerin çoğu, kısa sürede
yüzde 10 kilo kaybı sağlarlar, ancak bunların 2/3'ü bir
yıl içinde ve neredeyse tamamı 5 yıl içinde, tekrar kilo
alırlar. Bunun nedeni şişmanlık tedavisinin, şişmanlığı
kesin olarak ortadan kaldıran bir tedavi olmamasıdır.
Tedavi kesildiğinde (egzersiz ve diyet bırakıldığında)
tekrar kilo alınır. Bu nedenle diyet ve egzersiz, yaşam
biçimi haline getirilerek ömür boyu sürmelidir.
Kilo vermenin sağlığa faydası nedir?
Şişman bir kişinin kilo vermesi ömrünü uzatır ve
hastalıklara yakalanma riskini büyük ölçüde azaltır.
10 kg'lık kilo kaybıyla ölüm riski yüzde 20'den fazla
azalmaktadır. Yine 10 kg'lık bir zayıflamayla büyük
tansiyonda 1 cmHg, küçük tansiyonda 2 cmHg'lık azalma
olmaktadır. Verilen her 1 kg'la büyük ve küçük
tansiyonda 0,1 mmHg düşme görülmektedir.
Şeker hastalığı varsa 10 kg zayıflayınca açlık kan
şekerinde yüzde 50 oranında azalma olmaktadır.
1 kg zayıflamakla kandaki toplam kolesterol düzeyinde
2,28 mg/dl, LDLkolesterol denen kötü kolesterolde 0,91
mg/dl ve trigliserit denen bir başka yağ türünde 1,54
mg/dl düşme olmaktadır.
Kilo verildiğinde, kan dolaşımındaki, kalp hastalığına
yakalanma riskini artıran Creaktif protein (CRP) adı
verilen iltihap yapıcı proteinlerde ve kan
pıhtılaşmasını artırarak kalp krizine neden olan
proteinlerde de ciddi azalmalar olur.
Görüldüğü gibi kilo vermek yaşamı uzatmakta, tansiyonu
düzeltmekte, yüksek olan kan yağlarını ve şekerini
düşürmektedir. O halde zayıflamanın bu faydalarından
yararlanmak için sağlıklı beslenme ve sporla fazla
kiloları vermek için uğraşmalıyız.
Çoğu kilolu kişi aralıklarla kilo alıp veriyor. Bu
durum vücuda zarar verir mi?
Diyet veya egzersizle kilo verdikten sonra, zaman içinde
daha fazla kilo alma durumu ortaya çıkabilir. Bunun
vücuda zararlı olduğunu belirten bilimsel çalışmalar
olduğu gibi, zararlı olmadığını gösteren araştırmalar da
vardır. Bununla birlikte devamlı olarak aşırı kilo alıp
vermeler ki biz buna "yoyo sendromu" diyoruz, vücuttaki
bazı hormonların, minerallerin bozulmasına yol
açabilmekte ve hatta kalp ritmini etkileyerek zararlı
olabilmektedir. Bu nedenle aşırı kilo alıp vermelerden
kaçınmak gerekir. İdeal olanı kilo verdikten sonra zor
da olsa o kiloda kalmayı başarabilmektir. Bunun için de
sağlıklı beslenme ve spor yapmayı yaşantımızın bir
parçası haline veya alışkanlık haline getirmek gerekir.

|