|
"ONLARLA
YAŞA, SONRA BAĞIŞLA"

İlaç / Yan Etkileri
Bağışıklığı Baskılayıcı İlaçlar
Vücudunuz karaciğer dokusunun
yabancı olduğunu fark eder ve bağışıklık sisteminiz bu
‘işgalciye’ karşı saldırıya geçer. Bağışıklığı
baskılayıcı ilaçlar bağışıklık sisteminizin yanıtını
zayıflatarak nakledilen karaciğerin reddine engel olur.
Bununla birlikte, aynı zamanda, bağışıklığı baskılayıcı
ilaçlar sizi enfeksiyonlara karşı daha eğilimli
kılarlar. Bu yüzden reddi engellemek ve enfeksiyona
karşı yeterli savunmayı sürdürebilmek için çelişen
gereksinimler arasında bir dengeye ihtiyaç duyulur.
Neyse ki, nakledilmiş bir organı korumak için gereken
bağışıklığı baskılayıcı ilaç miktarı ameliyat
sonrasındaki ilk aylardan sonra düşer. Yine de
bağışıklığı baskılayıcı ilaçlar, transplantasyondan
sonraki birçok yıl boyunca gereklidir ve hiçbir zaman,
doktorunuzun izni olmadan, dozları atlamamalı ve ilaç
miktarını düşürmemelisiniz.
Tüm bağışıklığı baskılayıcı ilaçlar bazı yan etkilere
neden olabilmektedir. Doktorlar, bağışıklığı
baskılayıcıları içeren bir kombinasyonun her bir ilacın
yan etkilerini indirgerken, aynı zamanda ideale yakın
bir bağışıklığı baskılama düzeyinin korunabildiğini
saptadılar. Sonuç olarak, tedaviniz muhtemelen birkaç
bağışıklığı baskılayıcı ilacın bir karışımını
içerecektir.
Vücudunuz karaciğer dokusunun yabancı olduğunu fark
eder.
Bağışıklığı baskılayıcı (immunsupresif) ilaçlar
transplantasyon ameliyatından sonra ömür boyu
kullanılacaktır.
Hastaların bu ilaçlara karşı değişik reaksiyonlar
vermeleri yüzünden, her bir bağışıklığı baskılayıcı
rejim hastanın kişisel ihtiyaçlarına göre düzenlenir.
Eğer diğer hastalar sizden farklı ya da daha çok veya
daha az ilaç alıyorlarsa endişelenmeyin.
transplantasyon ekibinize danışmalısınız. Çoğu insanın
verilen tüm yan etkileri yaşamadıklarını ve zamanla
dozunuzun azaltılarak daha az yan etki yaşayacağınızı
unutmayınız.
Bazı bağışıklığı baskılayıcı ilaçlar yaşam boyu
kullanılırken bazıları sadece red dönemlerini tedavi
etmek amacıyla kullanılırlar
Uzun
Süreli Kullanılanlar
-
Azatioprine (Imuran)
-
Mycophenolate Mophetil
(Cellcept)
-
Prednisolone (Codelton)
-
Tacrolimus (Prograf)
-
Siklosporin (Sandimmun, Neoral)
-
Sirolimus (Rapamune)
-
Mycophenolic acid (Myfortic)
-
Kortikosteroidler (prednisolone
ve metilprednisolone)
Kortikosteroidler (kortizon) organ
reddini önlemek için ömür boyu kullanılabildiği gibi
uygun hastalarda sorun olmadığında ameliyatan sonraki 6
ay içinde kesilebilirler. Kısa süreli ve yüksek dozlarda
ise rejeksiyon tedavisinde kullanılırlar.
Kortikosteroidler böbrek üstü bezlerinden doğal yollarla
üretilir ve çoğu dokunun normal fonksiyonu için
gereklidir. Vücut 24 saatlik bir ritim içinde
kortikosteroid üretir; sabahın erken saatlerindeki en
yüksek konsantrasyonu gün boyunca bir düşüş izler. İşte
bu nedenle, sabahları ilk olarak kortikosteroid
ilaçlarınızı almanız gerekir; böylece vücudunuzun doğal
ritmini yakalayabilirsiniz. Bazı hastalar kortizonu
sabahları tek doz bazıları da sabah-akşam olmak üzere
iki kere alabilirler. Kortikosteroidler genellikle
siklosporin veya takrolimus ile kullanılırlar.
Kortikosteroidleri Kullanma
Kortikosteroid dozunuz kilonuza,
tıbbi durumunuza ve transplantasyondan beri geçen zamana
göre hesaplanacaktır. Tabletleri öğünlerle birlikte
alınız. Tabletleri, eğer günde bir kez alıyorsanız,
sabahları kahvaltıda alınız.
Yan Etkileri
Kortikosteroidlerin kısa süreli yan
etkileri aşağıdakileri içerir:
Enfeksiyona karşı artan yatkınlık,
yara iyileşmesinde bozulmalar
Ateş ve enfeksiyonun diğer belirtilerini baskılama
Uzun dönemde kortikosteroidlerin yan
etkileri, ihtiyaç duyulan toplam tedavi dozu ile
ilişkili olma eğilimi gösterir. Dozaja bağlı olarak
kortikosteroidler, aşağıdakilere sebep olabilir:
-
Vücut yağı dağılımında bir kayma
(Ensede yağlanma – şişkin yanaklar, kamburlaşmış
sırt)
-
Kemik incelmesi ve zayıflaması,
kas güçsüzlüğü
-
Yüksek kan basıncına artan
eğilim
-
Deri kalınlığında azalma ve
kolay berelenmeye yatkınlık Diyabet
-
Gözde katarakt • Aknede ya da
yüz tüylerinin büyümesinde bir miktar artış
-
İştah artışı ve sonucunda kilo
alımı
-
Gastrointestinal yan etkiler,
ülser veya göğüs yanması.
Bu yan etkiler listesi oldukça
korkutucu gözükse de, bugünlerde organ reddini
engellemek için kullanılan düşük dozdaki
kortikosteroidlerle bu kötü yan etkilerin geçmişe göre
çok daha az görüldüğünü vurgulamak gerekir. Diğer
bağışıklığı baskılayıcı ilaçlarla kıyaslandığında
kortikosteroidler bazı avantajlara sahiptir: kemik
iliğini baskılamazlar, diğer ilaçlarla kombinasyon
içinde kullanılabilirler ve nakledilen organ üzerine
doğrudan toksik etkileri yoktur.
Önlemler
Eğer gebelik ya da emzirme
dönemindeyseniz bu ilacı almanın yararları, size,
fetüsünüze ve bebeğinize vereceği potansiyel zararlarla
karşılaştırılmalıdır. Gebe olduğunuzu düşünüyorsanız
doktorunuz veya transplantasyon ekibinize hemen danışın.
Kortikosteroidler diğer ilaçlarla kombinasyon içinde
kullanılabilirler.
Imuran (Azatioprin)
Azatioprin, hücrelerin bölünme
yeteneğini engelleyerek etki gösterir.
Her zaman diğer immunosupresiflerle, mesela siklosporin
veya takrolimus ile birlikte verilir; böylece diğer
ilaçlardan az dozlarda kullanılabilir. Azatioprinler
diğer bir ilacın yan etkilerinedeni ile immunsupresiv
ilaçları içeren yeni bir kombinasyonu gerektirdiğinde de
yararlı alternatiflerdir. Tüm transplantasyon hastaları
azatioprin almaz; bu yüzden eğer bağışıklığı baskılayıcı
ilaçlarınız arasında yer almıyorsa korkmayın.
Azatioprin (Imuran)Kullanımı
Dozunuz, kilonuza, tıbbi durumunuza
ve transplantasyondan beri geçen zamana göre
hesaplanacaktır.
Tabletlerinizi günün herhangi bir vaktinde
alabilirsiniz; fakat ilaçlarınızı her gün aynı zamanda
alarak kendinize bir rutin oluşturmaya çalışın.
Yan Etkileri
Kemik iliği hücreleri azatioprine
karşı çok duyarlıdırlar. Azatioprin alan hastalarda
kansızlık (anemi), trombosit sayılarında düşme ve kanama
bozuklukları, en sıkta beyaz küre (lökosit) sayılarında
düşme ve enfeksiyonlara eğilim görülür. Bu yüzden
kararlı bir azatioprin dozuna ulaşılana kadar doktorun
sık sık kan hücrelerini sayması gereklidir. Eğer kan
hücre sayımı düşükse, bir süre için bu ilacı almayı
kesmek ve kemik iliğine toparlanması için zaman vermek
zorunda kalabilirsiniz.
Bunlara ek olarak azatioprin
aşağıdakilere sebep olabilir:
-
Saç dökülmesi
-
Karın ağrısı
-
Kusma
-
İshal
-
Mide bulantısı gibi sindirim
sistemi sorunları
-
Ateş
-
Eklem ağrıları
-
Karaciğer fonksiyonlarında
bozulma
-
Artan tümör riskleri (lenfoma)
Bu liste kaygılandırıcı görünse de,
bu yan etkilerin sıklığının düşük olduğunu kaydetmek
önemlidir. Eğer ilaç kesilirse azatioprinin kemik
iliğindeki etkileri geri dönüşümlüdür. Azatioprin organ
reddini engellemek için 35 yıldan fazla süredir
kullanılmaktadır ve organ reddini engellemek için
gereken düşük dozlar insanların çoğu için güvenlidir.
Bütün transplantasyon hastaları azatioprin kullanmaz.
Bugün azatiopirin yerine sıklıkla mycophenolate mophetil
(Cellcept) kullanılmaktadır.
Eğer gebelik ya da emzirme dönemindeyseniz bu ilacı
almanın yararları, size, fetüsünüze ve bebeğinize
vereceği potansiyel zararlarla karşılaştırılmalıdır.
Gebe olduğunuzu düşünüyorsanız doktorunuz veya
transplantasyon ekibinize hemen danışın.
Prograf (Takrolimus)
Siklosprin gibi takrolimus da
T-hücrelerinin işlevini bloke eder ve bunların
karaciğerinize saldırarak zarar vermesini engeller.
Takrolimus, genellikle kortikosteroidler ve bazen de
azatioprinle veya cellcept ile kombinasyon halinde oral
olarak alınır; vücudunuzda dolaşan takrolimus
konsantrasyonu bir kan testi ile ölçülür ve sonuçlara
göre dozu ayarlanır. İlacınızın dozu giderek
azalacaktır.
Takrolimus aldığınız ilk birkaç ay boyunca sık sık kan
testi olacaksınız; böylece ilacın etkisi kadar yan
etkileri de izlenebilecektir.
Prograf (Takrolimus)
Kullanımı (1 ve 5 mg’lık kapsüller)
Dozunuz kilonuza, kan düzeyinize,
tıbbi durumunuza, laboratuar test sonuçları ve herhangi
bir yan etkinin varlığına göre hesaplanacaktır. Günlük
toplam miktar bölünmeli ve 12 saatlik aralarla iki doz
halinde alınmalıdır.
Kapsülü paketinden çıkarıp bol su ile hemen yutunuz.
Kapsüller, öğünlerden bir saat önce veya iki-üç saat
sonra alınmalıdır.
Check-up yapılacak ziyaret gününüzde kan örneğinizi
verene kadar takrolimus almayınız. Yanınızda ilacınızı
getirmeyi unutmayınız ki, kan testini yaptırır yaptırmaz
içebilirsiniz.
Yan Etkileri
Takrolimusun yan etkileri şunlardır:
-
Böbrek fonksiyonlarında bozukluk
-
Yüksek tansiyon
-
Uyku düzensizliği
-
Bir miktar yükselmiş kan şekeri
düzeyleri
-
Ellerde ve ayaklarda uyuşukluk
ve karıncalanma
-
El titremesi (tremor)
-
Baş ağrıları
Transplant ekibiniz ilacınızı
siklosporin-den takrolimusa veya
takrolimustan-siklosporine değiştirebilir. Bu devam eden
doku reddini engellemek veya yan etkileri ortadan
kaldırmak amacı ile yapılır. Takrolimus ve siklosporini
aynı anda asla almayınız.
Bu yan etkilerin çoğu takrolimusun dozu düşürülerek
ortadan kaldırılabilir ya da azaltılabilir. Muhtemelen
bu yan etkilerin hepsini birden ya da en azından çoğunu
yaşamayacağınızı ve zamanla aldığınız doz düştükçe daha
azının ortaya çıkacağını unutmayın.
Takrolimus sık kullanılan birçok ilaçla etkileşim
gösterir. Herhangi bir yeni ilacı almadan önce her zaman
doktorunuz ya da transplantasyon ekibinizin onayınızı
alınız. Bunlara eczanelerden reçetesiz olarak
alabileceğiniz ilaçlar da dahildir. Eğer gebelik ya da
emzirme dönemindeyseniz bu ilacı almanın yararları,
size, fetüsünüze ve bebeğinize vereceği potansiyel
zararlarla karşılaştırılmalıdır. Gebe olduğunuzu
düşünüyorsanız doktorunuz veya transplantasyon ekibinize
hemen danışın.
Siklosporin
(Sandimmune/Neoral)
Dozunuz kilonuza, kan düzeylerinize,
tıbbi durumunuza, laboratuar test sonuçlarına ve
herhangi bir yan etkinin varlığına göre hesaplanacaktır.
Eğer siklosporini günde iki kez alıyorsanız, dozlarınız
12 saatte bir olmalıdır.
Check-up yapılacak ziyaret gününüzde kan örneğinizi
verene kadar siklosporin almayınız. Yanınızda ilacınızı
getirmeyi unutmayınız; böylece kan testini yaptırır
yaptırmaz ilacınızı alabilirsiniz.
Siklosporinin iki formülasyonu vardır: sıvı ve kapsül.
Ayrıca siklosporinin sandimmune dışında yeni bir formülü
vardır, Neoral, emiliminde safraya bağımlılığı eski
formülü olan sandimmune göre daha azdır. Ayrıca daha az
değişken kan düzeyleri sağlar.
Sıvı Form
Siklosporinin oral sıvı formu
dikkatli bir hazırlık gerektirir çünkü uzun sürelerde
güneş ışığında tutulduğunda kimyasal olarak
dayanıksızdır. Siklosporin yağlı bir sıvı olduğu için
suda iyi çözünmez ve bu ilacı kullanan hastalar
aşağıdaki talimatları izlemek zorundadırlar:
-
Verilen pipetle reçetede yazılan
siklosporin miktarını dikkatlice karıştırınız ve
sıvıyı bir bardak, seramik ya da kupa içerisine
koyun.
-
Plastik ya da polistiren bardak
kullanmayın.
-
Bir metal kaşık kullanarak
siklosporini süt, kakaolu süt veya elma suyu ile
iyice karıştırın. Karıştırılan içecek oda
sıcaklığında olmalıdır.
-
Greyfurt suyu kullanmayın.
-
Karışımı hemen için ve tüm dozu
aldığınızdan emin olmak için bardağı daha fazla süt
veya meyve suyu ile çalkalayın.
-
Pipetin dışını tek kullanımlık
yumuşak bir kağıtla kurulayın ve koruyucu kılıfına
geri koyun. Pipeti hiçbir zaman su ya da diğer
temizleme ürünleri ile temizlemeyiniz.
-
Siklosporin ilacınızı her gün
aynı zamanda alın.
-
Siklosporini buzdolabında
saklamayın. İlacınızı ışık görmeyen serin ve kuru
bir yerde saklayın.
Siklosporin aldığınız ilk birkaç ay
boyunca sık sık kan testi olacaksınız; böylece ilacın
etkisi kadar yan etkileri de izlenebile-cektir.
Kapsüller
Bazı hastalar kapsül kullanmayı sıvı
forma kıyasla daha kolay bulurlar. Hastalar kapsülleri
biraz süt, kakaolu süt veya meyve suyuyla almalıdırlar.
Greyfurt suyu ile asla almayınız. Kapsülleri her gün
aynı saatte almalısınız. Kapsülleri kabından çıkarır
çıkarmaz yutun.
Yan Etkileri
Siklosporinin bazı yan etkileri
şunlardır:
-
Böbrek fonksiyonlarında bozukluk
-
Yüksek tansiyon
-
Dişeti kalınlaşması
-
Kan yağlarında artış
-
Kıllanmada artış
-
El titremesi (Tremor)
-
Diyare, kusma ve bulantı gibi
gastroentestinal sorunlar
-
Karaciğer fonksiyon bozuklukları
-
Baş ağrıları
Bu yan etkilerin çoğu siklosporin
dozu düşürülünce azalacak ya da yok olacaktır.
Muhtemelen bu yan etkilerin hepsini birden ya da en
azından çoğunu yaşamayacağınızı ve zamanla aldığınız doz
düştükçe daha azının ortaya çıkacağını unutmayın.
Siklosporin sık kullanılan birçok ilaçla etkileşim
gösterir. Herhangi bir yeni ilacı almadan önce her zaman
doktorunuz ya da transplantasyon ekibinizin onayınızı
alınız. Bunlara eczanelerden reçetesiz olarak
alabileceğiniz ilaçlar da dahildir. Eğer gebelik ya da
emzirme dönemindeyseniz bu ilacı almanın yararları,
size,fetüsünüze ve bebeğinize vereceği potansiyel
zararlarla karşılaştırılmalıdır. Gebe olduğunuzu
düşünüyorsanız doktorunuz veya transplantasyon ekibinize
hemen danışın.
İlaç Kontrol Listesi
Aşağıdaki kurallar bütün ilaçlara
uygulanır:
-
İlaçlarınızı her gün aynı
zamanda alınız.
-
Daha iyi hissetseniz bile dozu
hiçbir zaman kendi başınıza değiştirmeyin ya da
kesmeyin.
-
Eğer kazayla önerilenden fazla
bir doz alırsanız, doktorunuza hemen bildiriniz.
-
İlacınızın sadece sizin için
olduğunu unutmayınız.
-
Etikette belirtilen son kullanma
tarihinden sonra hiçbir ilacı kullanmayınız.
Kullanılmayan ilaçları transplant servisine geri
götürünüz
-
İlacınızı alırken ortaya çıkan
yeni ya da alışılmadık herhangi bir yan etkiden
doktorunuzu ya da transplantasyon ekibini haberdar
ediniz.
-
Doktorunuzun izni olmadan
reçetesiz satılan ilaçlardan almayınız.
-
İlaçlarınızı serin, kuru, ışık
almayan ve çocukların ulaşamayacağı yerlerde
saklayınız.
-
Doktorunuz ya da eczacınız
aksini söylemediği takdirde ilaçlarınızı
buzdolabında saklamayınız.
-
Hafta sonları veya uzun
tatillere girmeden önce veya uzun seyahatlere
giderken yanınızda yeteri kadar ilaç olduğundan emin
olun.
Kent Hastanesi Organ Nakli'ni desteklemektedir...
 |