Dil :
 
 
 
       KLİNİKLERİMİZ
 
 Arama :  
 

    Genel Cerrahi


 



KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ





 

 

 

 

 

 

 

 

 



1- Ayna karşısında kontrol
:

Ayda bir banyoda belden, yukarısı çıplak olarak memelerinizi kontrol edin. Bu kontrolleri üç ayrı pozisyonda yapmanız tavsiye edilir.

a) Eller yanlarda sarkık dururken,
b) Elleriniz havaya kaldırarak,
c) Ellerinizi iki taraflı kalçalarınıza dayayıp bastırarak  memelerin şeklini kontrol edin.

Bu kontrol esnasında memelerde normalden farklılaşma, yapı bozuklukları, meme derisinde morarma, kızarma, çekinti, portakal kabuğu gibi pürtüklü görünüm, meme başında içeri çekilme gibi değişiklikler araştırılır.

Kadınların çoğunda yapısal olarak bir tarafın memesi diğer taraftan büyük olabilir. Bunun bir önemi yoktur. Ancak önceden eşit veya küçük olan memede bir büyüme fark edilirse anlamlıdır.




AYNA KARŞISINDA KENDİNİ MUAYENE

Belden yukarısı çıplak vaziyette ayna karşısında başları ile birlikte memeler, meme altları ve koltukaltları gözle kontrol edilmelidir.

a) Kollar yanlarda dururken önden, sağ ve sol yandan kontrol edilir.
b) Eller havaya kaldırılarak veya başın arkasına yerleştirilerek önden ve her iki yandan kontrol edilir.
c) Eller kalça kemiklerine bastırılarak omuzlar hafif öne çıkık vaziyette yine önden ve her iki yandan kontrol edilmelidir.

 2 - Elle kontrol : Bu muayene banyoda ayakta veya yatarak yapılabilir. Muayene edilecek taraftaki el başın üzerine konulur. Sağ meme sol el ile, sol meme sağ el ile muayene edilir.

Bu muayenede memeler elle sıkılarak değil, parmak uçları ile kaburgalar arasında bütün meme elden geçilerek yapılır. Memenin her tarafını elden geçirmek için meme başının olduğu kısımdan başlanarak daireler şeklinde bütün meme kontrol edilir. Ya da aynı muayene yukarıdan-aşağıya içten dışa bütün meme dokusu elden geçirilerek yapılabilir.

Bu muayene esnasında meme başının biraz gerisinden uca doğru iki parmak arasında sıvazlama yapılır. Bu şekilde meme ucundan akıntı gelip gelmediği kontrol edilir. Koyu siyah renkli akıntılar önemlidir. Diğer akıntıların önemi yoktur.

 3 - Koltukaltlarının kontrolü : Sağ elle sol koltuk altı, sol elle de sağ taraf kontrol edilir. Kontrol edilecek tarafta, el başın üstüne konularak öbür el koltuk altının  en yüksek kısmına yerleştirilir. Sonra başın üstündeki el aşağıya indirilir. Bu vaziyette önce koltukaltının göğüs kafesine doğru olan kısmı kontrol edilir. Sonra öndeki adelenin arka kısmı, daha sonrada kol kemiğine doğru olan kısım elden geçirilir. Bu muayene esnasında koltukaltında beze olup olmadığına bakılır. Memenin lenf akımı büyük oranda koltukaltına olur. Bu sebeple memedeki kanser veya iltihap koltukaltında bezelerde şişme  meydana getirir. Bazen memedeki hastalıktan önce koltuk altındaki bu lenf bezeleri fark edilebilir.

ELLE MEME MUAYENESİ

a) Ayakta ayna karşısında b)banyoda c)yatarak yapılabilir. Muayeneyi kolaylaştırmak için vücut losyonu veya sabun gibi kayganlaştırıcı bir madde kullanılabilir. Elle muayenede sağ elle sol meme ve koltukaltı, sol elle de sağ meme ve koltukaltı değerlendirilir.

Değerlendirme birbirine paralel dikey çizgiler doğrultusunda(a), İç içe daireler çizerek(b) veya meme dışından meme başına doğru hareketlerle (c) yapılır.

Memenin elle muayenesi esnasında 2, 3 ve dördüncü parmakların uç kısımları kullanılmalıdır.

Değerlendirilecek
Değerlendirme şekilleri

Meme alanı

a) Sol elle sağ memenin parmak uçları ile muayenesi.
b) Sol elle sağ koltukaltının muayenesi.
c) Baş parmakla işaret parmağı arasında meme başını sıkıştırarak meme başı akıntısı kontrolü.

 

YATARAK MEME MUAYENESİ

a) Sağ el parmak uçları ile sol memenin yatarken muayenesi.
b) Sağ elle sol koltukaltının muayenesi.
c) Meme başından akıntı kontrolü.


MEME BAŞINDAN GELEN AKINTILAR

Süt veren kadınlarda süt şeklinde,ya da bulanık beyaz,yeşilimsi bir  akıntı olabilir.Bunun genellikle önemi yoktur.Ancak kanlı veya koyu siyah meme akıntısı önemlidir.

a) Süt şeklinde(emzirmeye bağlı)         
b) Süt kanallarının genişlemesinden krem kıvamında
c) Sarı-yeşil(iltihap olabilir)
d) Kendiliğinden gelen kanlı akıntı önemlidir.Araştırılmalıdır.


MEMENİN KONTROL VE MUAYENESİNDE ÖNEMLİ OLAN BELİRTİLER

1 - Meme başından gelen kanlı veya koyu siyah renkli akıntı
2 - Meme derisinde;

     - Kızarıklık,
     - Morarma,
     - Kabarıklık,
     - Çöküntü veya içe çekilme,
     - Meme derisinin portakal kabuğu görünümü alması,
     - Meme derisinde siyahlaşma veya kanama gösteren benler,
     - Meme başında veya diğer kısımlarda açık yara, egzama, 
     - Meme başının içeri çekilmesi.

3 - Memede kitle; Meme dokusunun parmak uçları ile göğüs kafesi arasında elle muayenesinde çakıl taşı gibi sertlik, kitle ele gelmesi,
4 - Koltuk altında ele gelen beze=lenf bezi=lenf adenopati (LAP)

DİKKAT: Memenin kontrol ve muayenesi esnasında önemli olan belirti ve bulgular arasında AĞRI sayılmamıştır. Çünkü mastodini denilen meme ağrılarının çoğu;

  a) Meme dışı olay ve hastalıklar,
 
b) Memenin iyi huylu hastalıkları,
 
c) Hormonal ve fonksiyonel değişiklikler,
 
d) Memenin iltihapları sebebiyledir.

Memede ağrı, meme kanserinde sık görülen bir belirti değildir.Meme kanserinde ağrı geç dönemde görülür.Meme kanseri ağrı yapacak döneme varıncaya kadar başka belirti ve bulgular gösterir.  

İzlenecek Yol: Ayda bir kendini kontrol eden şahıs kendisinde yukarıda ifade edilen belirti ve bulgulardan bir veya birkaçını saptarsa bir genel cerrahi uzmanına müracaat etmelidir.

Genel cerrahi uzmanı hastayı dinler, muayene eder, gerek görürse ultrason, mamografi,tomografi gibi tetkikleri ister. Tetkik sonuçlarına göre icap eden hastalara biyopsi yapılabilir. Biyopsi iğne ile veya açık biyopsi şeklinde yapılabilir.

Bir kitleden biyopsi alınması veya kanserli organa bıçak değmesinin zararlı olduğu düşüncesi tamamıyla yanlıştır. Eğer böyle bir zarar söz konusu olsa Dünya Sağlık Örgütü veya Sağlık Bakanlığı bu uygulamaları yasaklar ve cezalandırılır. Hasta ve insan hakları dernekleri kıyameti koparır. Aksine bütün bu kuruluşlar uygulamaların destekçisidir. Bu yüzden sağlık kurumları ve hekimlerimize inanın güvenin.

Hekime müracaat eden hastaların büyük çoğunluğuna biyopsi gerekmez. Bazı hastaların ultrason veya mamografi ile takibi yeterlidir. 10 meme kitlesinden 8i kanser değildir. Amerika Birleşik Devletlerinde meme kanserinden kurtulmuş 2 milyon insan vardır. Bu rakam kansere bıçak değerse kötü olur düşüncesinin yanlış olduğunu gösterir. Erken teşhis ve tedavi çok önemlidir.

MEME KANSERİNDEN KORUNMAK İÇİN

-Aşırı kilolu olmamalı,
-Spor yapılmalı,
-Yağ ve yağlı gıdaları az yemeli(Yağ günlük kalori ihtiyacının %30 unu geçmemeli),
-Bol sebze ve meyve ile beslenilmeli,
-Alkol ve sigara kullanılmamalıdır.
Ayrıca çok doğum yapanlarda az doğuranlara göre, uzun süre emziren kadınlarda emzirmeyen veya az emzirenlere göre meme kanseri daha az görülür.

MEME KANSERİNİN ERKEN TEŞHİSİ İÇİN

-Kadınlar 20 yaşından itibaren kendi kendini muayene etmelidir.

-20 ile 39 yaşlar arasında 3 yılda bir hekime meme muayenesi yaptırılmalıdır. 39 yaştan sonra bu muayene her sene olmalıdır. Annesi, kız kardeşi,halası,teyzesi gibi kan akrabalarında meme kanseri olanlar bu muayenelere ilaveten 30 yaşında, yakınlarında meme kanseri bulunmayanlar 40 yaşında meme ultrasonu yaptırmalıdır.

-40 yaşından sonra gerekenlerde veya tarama amaçlı mamografi yapılmalıdır. 40-49 yaşlar arasında bulgulara göre 1 veya 2 yılda bir mamografi çekilmelidir.

-Mamografi 50 yaştan sonra her yıl çekilmelidir.

 

MEME KANSERİNİN TEDAVİSİ

1-CERRAHİ TEDAVİ : Önceden daha geniş ameliyatlar yapılırken gittikçe daha kısıtlı girişimler ile tedavi gerçekleştirilmektedir. Mastektomi dediğimiz memenin tamamının alınması giderek azalmaktadır. Meme koruyucu işlemler giderek daha çok yapılmaktadır. Ameliyatla elle tutulup gözle görülen tümörlü kısımlar etrafından bir miktar sağlım doku ile birlikte çıkartılır.

2-KEMOTERAPİ(İLAÇ TEDAVİSİ) : Bu tedavide kullanılan ilaçlarla ameliyattan sonra kalan gözle görülüp tespit edilemeyen kanser hücrelerini öldürür. Saç dökülmesi kemoterapi uygulanırken olan ilacın bir yan etkisidir. Her kemoterapi esnasında saç dökülmesi olmaz. Saçı dökülenlerin saçıda tedavi bittikten sonra yeniden çıkar.

3-IŞIN TEDAVİSİ(RADYOTERAPİ) : Tümörlü alandaki kanser hücrelerini tahrip eder. Hastalığın derecesine göre bu tedavilerin sırası, hangilerin ne kadar ve nasıl yapılacağı planlanır ve uygulanır.

Meme kanseri vaktinde tespit edilebilirse çok başarılı bir şekilde tedavi edilir.