|
|
KORONER DAMAR HASTALIĞI VE AMELİYATLARI
-
Koroner arter
hastalığı günümüzde en sık
görülen ve en önemli sağlık
sorunlarından biridir
-
Koroner arter
hastalıkları, ülkemizdeki
ölüm nedenlerinin ilk
sırasında yer almaktadır.
-
2 milyon
kişinin kalp-damar hastası
olduğu Türkiye’de, yılda 200
bin kişi hayatını
kaybetmektedir.
-
10 yıl içinde
kalp-damar hastası sayısının
3.5 milyona, ölüm sıklığının
ise yılda 300 bin kişiye
ulaşması beklenilmektedir.
-
Avrupa
ülkelerinden farklı olarak
çok genç nüfusa sahip
olmamıza rağmen kalp-damar
hastalığı sıklığımız, Güney
Avrupa ülkelerinin
üzerindedir.
-
Nüfusumuzun
çoğunun genç olmasına karşın
hastalık sıklığımız, donmuş
yağ tüketimi fazla olan
Kuzey Avrupa ülkelerindeki
kadardır.
-
Bu hastalığın
en önemli özelliği ileri
evrelerde hayatı tehdit
edebilen miyokard
enfarktüsüne yol
açabilmesidir.
-
Bu hastalığa
yol açan risk faktörlerinin
bilinerek koruyucu
önlemlerin alınması,
hastalığın tedavisi kadar,
hatta daha da önemlidir.
-
Bu yazı ile
sizlere koroner arter
hastalığı ile ilgili
aklınıza gelebilecek
sorulara yanıt vermeyi ve
sizleri genel olarak
aydınlatmayı amaçladık.
Koroner arter nedir?
-
Koroner
arterler kalbin etrafını
çevreleyen ve kalp kasını
besleyen atardamarlardır. Üç
ana koroner arter sistemi
vardır. Koroner arterler
kalpten çıkan atardamar olan
aortadan beslenirler.
-
Koroner
arterler
-
Koroner arter
hastalığı nedir?
-
Koroner Arter
Hastalığı (KAH), kalp
adalesini besleyen ve
koroner arterler olarak
adlandırılan atardamarların
daralma veya tıkanması ile
kan akımının kısmi yada tam
kesilmesine bağlı olarak
ortaya çıkan hastalıklara
denir.
-
En sık nedeni
koroner arterlerin
aterosklerozudur (damar
sertliği).
-
Özellikle
hayvansal gıdalarda bulunan
ve fazla miktarda
alındığında damar iç
yüzeyine yapışan
''kolesterol'' isimli yağ
türü, normalde esnek olan
damarlarımızın esnekliğini
azaltır ve damar
duvarlarında birikerek damar
boşluğunu daraltır. Damar
duvarındaki bu sertleşme
veya damarın tıkanması
durumuna
''ateroskleroz''
denir.

Koroner arter hastalığı kimlerde
görülür?
-
Koroner arter hastalığı
sıklıkla 40 yaş sonrasında
görülür.
-
Erkeklerde kadınlara göre
yaklaşık dört kat daha sık
görülür. Kadınlarda bulunan
östrojen hormonu
koruyucudur. Bu nedenle
kadınlarda görülme sıklığı
bu hormonun azaldığı menapoz
sonrası dönemde artar.
-
Erkeklerde en fazla 50-60
yaşları arasında, kadınlarda
ise 60-70 yaşları arasında
görülür.
-
Koroner arter hastalığının
nedenleri ve risk faktörleri
nelerdir?
-
Koroner kalp hastalığı
zemininde yatan en önemli
sebep aterosklerozdur(Damar
sertliği).
-
Az sıklıkla farklı
mekanizmalar ile koroner
arter hastalığına yol açan
durumlar vardır.
-
KAH için '' RİSK FAKTÖRLERİ
'' Nelerdir ?
A- Değiştirilemeyecek risk
faktörleri :
-
Yaşın ileri olması ;
Erkeklerde 45, kadınlarda 55
yaş üzeri ve postmenapozal
(adetten kesilme sonrası)
dönemde olmak
-
Cinsiyet ; KKH daha çok
erkeklerde görülür.
-
Kalıtım ; Ailede bu
hastalığın bulunması
B- Değiştirilebilir
(önlenebilir) risk faktörleri :
Diğerleri :
-
Şişmanlık,
-
Hareketsiz
yaşam,
-
Gut
hastalığı,
-
Aşırı alkol
ve kahve tüketimi,
-
Hiperkalsemi
(kan kalsiyum düzeyinin
yüksek olması),
-
Kadınlar için
oral kontraseptif (doğum
kontrol hapı) kullanımı.
Koroner arter hastalığından
korunma yolları nelerdir?
-
Öncelikle
sigara içilmemelidir, çünkü
sigara en önemli risk
faktörlerinden biridir.
-
Alkol ve
kahve kullanımı
azaltılmalıdır.
-
Yüksek
kolestrol düzeyieri diyetle
veya ilaç tedavisi ile
normal düzeylere
çekilmelidir.
-
Düzenli
yürüyüş ve egzersiz
yapılmalıdır.
-
Fazla
kilolardan kaçınılmalı, boya
göre uygun olan kiloya
inilmelidir.
-
Eğer yüksek
tansiyon veya şeker
hastalığınız varsa bunların
diyet ve ilaçla kontrol
altına alınması önemlidir.
-
Ayrıca
stresli yaşantıdan da uzak
durulmalıdır.
Koroner arter hastalığının
belirtileri nelerdir?
-
Hastalığın
erken evresinde, koroner
damarlarda henüz ileri
darlık oluşmamışken, hiçbir
bulgu olmayabilir.
-
Göğüs ağrısı
(sol omuz ve sol kola
yayılabilir) Bu ağrı
sıklıkla egzersiz ile
ilgilidir. Özellikle yokuş
veya merdiven çıkarken veya
yemek sonrasında göğüs
kemiği üzerinde, sıklıkla
sol kola ve çeneye yayılan
sıkıştırıcı tarzda bir
ağrıdır. Farklı şekillerde
de ortaya çıkabilir.
Dinlenmekle 5-10 dakikada
geçer.
-
Egzersiz
kapasitesinin kısıtlanması;
çabuk yorulma
-
Eforla gelen
nefes darlığı
-
Senkop
(bayılma)
-
Ani ölüm
-
Bazen koroner
arter hastalığının belirti
vermeyebileceği veya ilk
belirtisinin miyokard
enfaktüsü olabileceği de
unutulmamalıdır.
Miyokard enfarktüsü (Kalp krizi)
nedir?
-
Koroner
arterlerdeki daralmanın bir
pıhtı ile tamamen tıkanması
sonucunda, bu damarın
beslediği bölgenin
beslenememesine bağlı kalp
kasında (miyokard) doku
ölümü meydana gelmesidir.
-
Miyokard
enfarktüsündeki ağrı daha
şiddetli ve uzun sürelidir.
Egzersiz ile ilgili
değildir.
-
Bu ölü doku
kalbin pompa fonksiyonunu
olumsuz etkileyeceğinden
kalp yeterince kan
pompalayamayabilir ve kalp
yetmezliği oluşabilir.
-
Ayrıca
miyokard enfaktüsü hastanın
yaşamını da tehlikeye
atabilir.
-
Koroner kalp
hastalığı bu safhalara
gelinmemesi için zamanında
teşhis konulup tedavi
edilmelidir.
KAH tanısında kullanılan
yöntemler nelerdir?
-
Öncelikle bir
kalp ve damar hastalıkları
uzmanının muayenesi
gerekmektedir.
Şikayetlerinizle ilgili
vereceğiniz bilgiler tanı
için önemlidir.
-
Bu muayene
sonrasında
elektrokardiyografi ve
akciğer filmi çekilir.
Elektrokardiyografi
kalbinizdeki atım
bozuklukları ve koroner
arter hastalığı veya
geçirilmiş enfarktüs
hakkında doktorunuza fikir
verebilir.
-
Bundan sonra
gerekli görülürse eforlu
elektrokardiyografi denilen
inceleme yapılabilir. Bu
incelemede hasta bir koşu
bandı üzerinde koşarken kalp
elektrosu kaydedilmektedir.
Koroner arterlerin kalbi
besleme düzeyini gösteren
bir tetkiktir.
-
Yine gerekli
görülürse, talyum miyokard
sintigrafisi denilen ve
nükleer bir madde olan
talyumun damardan verilerek
kalp kasının nasıl
beslendiği gösterilebilir,
iyi beslenmeyen alanlar
tespit edilebilir.
-
Ayrıca kalp
kapakçıklarının durumu ve
kalp kasının kasılmasını
görmek amacı ile
ekokardiyografik inceleme
yapılabilir.
-
Bu yöntemler
ile tanı koyulamamışsa veya
tedavi amacıyla
yapılabilecek girişim için
(cerrahi, balon ile
genişletme gibi) damar
sisteminin net olarak
görüntülenmesi gerekiyorsa,
koroner arter anatomisini
tam olarak gösterecek
koroner anjiografi
yapılabilir.
Koroner arter hastalığının
tedavisi nasıldır?
Tedavisinde ilaçlar, cerrahi (By
Pass) ve Perkütan müdahaleler
(Balon, Stent) kullanılmaktadır.
İlaç tedavisi mi yoksa cerrahi
tedavi mi?
-
Hangi tedavi
şeçeneğinin yapılacağının
kararı, yapılan tetkikler
sonrasında bir çok değişken,
-
hastalıklı
damar sayısı,
-
damardaki
darlığın derecesi,
-
kalp kasının
kasılma gücü,
-
hastanın ilaç
tedavisine yanıtı,
-
hastanın
yaşı, vb..
-
kardiyoloji
ve kalp ve damar cerrahisi
uzmanlarınca
değerlendirilerek
verilmektedir.
-
Bu nedenle
her hasta için tedavi, o
hastanın özel şartlarına
göre oluşturulmaktadır.
İlaç
tedavisi
-
Koroner arter
hastalığında kullanılan
ilaçlar, koroner arterlerin
genişletilerek veya kalbin
oksijen ihtiyacının
azaltılarak anjina pektoris
ataklarının önlenmesine
yöneliktir.
-
Ayrıca kanı
sulandıran ve pıhtı
olusumunu engelleyen ilaçlar
(aspirin ve diğerleri)
enfarktüs geçirme riskini
azaltmaktadır.
-
Göğüs
ağrısını başlatabilecek
efordan 5 dakika önce alınan
dilaltı damar genisletici
ilaçlar ağrının ortaya
çıkmasını engelleyebilir
veya ortaya çıkmıs bir ağrı
atağını sonlandırabilir.
Koroner bypass ameliyatı nedir?
-
Kalbin kendi
damarlarındaki (koroner
arterler) daralmanın
ilerisine ,vücudun başka
yerlerinden alınan
damarlarla damar köprüleri
oluşturma işlemine 'koroner
by-pass ameliyatı ' adı
verilir.
-
Bu sayede
darlık olan damarda azalmış
olan kan akımı tekrar normal
düzeye çıkarılmaktadır.
Koroner Arter Bypass
Cerrahisinde Kullanılan Yeni
Damarlar nelerdir?
By-pass
ameliyatında sık kullanılan
damarlar,
-
Bacak
toplardamarı (safen ven),
-
Göğüs ön
duvarını besleyen atardamar
(internal Mamarian Arter,
IMA) veya
-
Kol atardamarı (radyal
arter) olabilir.
Bunların seçimi
hastadan hastaya değişkenlik
gösterir.
Genelde
atardamarların uzun dönemde
açık kalma şansı toplardamarlara
oranla daha yüksektir.
KORONER BYPASS OPERASYONU NASIL
YAPILIR?

Operasyonların büyük bir
bölümünde göğüs kemiği orta
hattan aşağıya doğru kesilir ki
bu median sternotomi olarak
adlandırılır.
Bu
kesi ile cerrah çalışabileceği
en rahat görüş alanını elde
eder.

Hasta ameliyatta
kalp-akciğer makinesi olarak
adlandırılan cihaza bağlanır.
Kalbin durdurulmasına ve böylece
cerrahın kansız ve hareketsiz
ortamda çalışmasına olanak
sağlar. Daha sonra
kardiopleji olarak
isimlendirilen özel kimyasal bir
solüsyon ile kalp durdurulur.
Bu aşamadan
itibaren göğüs, bacak ya da
koldan alınmış olan damarların
kalp üzerindeki koroner damarlar
üzerine dikilmeleri (anostomozları)
tamamlanır.Sonra kalp
çalıştırılır.
Damarların boşta
kalan uçları kalp ten çıkan
büyük damar olan aort üzerine
dikilir (göğüs atardamarının ucu
zaten aorta bağlı olduğu için
buna gereksinim yoktur).
Bu işlemler
tamamlandıktan sonra
kalp-akciğer makinesinden hasta
ayrılarak göğüs kemiği kapatılır
ve ameliyat sonlandırılır.

Diğer operasyon
tekniği seçilmiş vakalarda
yapılan, atan kalpte yapılan bypassdır.
Bu operasyon
tipin de kalp-akciğer makinesine
hasta bağlanmadan anostomozlar
yapılır. Bu tekniği sadece
kalp-akciğer makinesine
girmesinde sakınca olan
hastalara uygulamaktayız. ileri
derecede kireçli aort damarı,
böbrek, karaciğer yetersizliği,
kronik tıkayıcı akciğer
hastalığı (KOAH), kanser olan
hasta grubu gibi…
Diğer ameliyat teknikleri
Koroner bypass ameliyatı ne
sağlar?
-
Kalp kasını
beslemede yetersiz kalan kan
miktarı artar.
-
Göğüs
ağrısını giderir ve
enfarktüs geçirme riskinin
azaltır.
-
Yaşam süresi
ve kalitesini arttırır.
KORONER BYPASS AMELİYATININ
RİSKLERİ VE KARŞILAŞILABİLİNECEK
KOMPLİKASYONLARI NELERDİR?
-
Kanama,
-
Enfeksiyon,
-
Felç (ileri
yaş ve daha önce geçirilmiş
olan felç ile risk
artabilir),
-
Böbrek
yetersizliği (cerrahi öncesi
mevcut böbrek yetersizliği
ile provoke olabilir),
-
Ameliyat
sırasında ve sonrasında kalp
krizi veya hastanın
kaybedilmesi gibi
komplikasyonları
taşımaktadır.
-
Bu
komplikasyonların görülme
olasılıklarının az ancak
mevcut olduğu
unutulmamalıdır.
KALP
AMELİYATINDAN SONRA YAŞAM
-
Günümüzün
modern ameliyat tekniği ve
teknolojisi sayesinde
hastalar açık kalp
ameliyatından çok kısa bir
süre sonra (yaklaşık 5 gün)
hastaneden taburcu
olabilirler.
-
Ev içi
aktiviteleri ve masa başı iş
aktivitelerini rahatlıkla
yapabilirler.
-
4-6 hafta
içinde, hiçbir kısıtlama
olmadan (araba kullanmak ve
cinsel yaşam dahil) normal
yaşamlarına dönebilirler.
KORONER BYPASS CERRAHİSİNİN
UZUN DÖNEM SONUÇLARI NASILDIR?
-
Koroner
bypass cerrahisinin uzun
dönem sonuçları mükemmeldir.
-
Hastaların
büyük bir çoğunluğu ;
-
Ağrı ve nefes
darlığı şikayetlerinin
tamamen geçtiği,
-
Gerek iş
yaşamlarında gerekse özel
yaşamlarında
performanslarının arttığı,
-
Mükemmel bir
yaşam sürdüklerini ifade
etmektedir.
-
Hastaların
küçük bir bölümünde 10 yıl
veya daha uzun süre
içerisinde ameliyat tekrarı
gerekebilmektedir.
Yeni
damarlarınızı korumanın yolları
Yeni
damarların ömrünü uzatmak
amacıyla; Sigara,
yüksek kolesterol, yüksek
tansiyon, stresli yaşam ve
kontrolsüz şeker hastalığı
gibi risk faktörlerinin
ortadan kaldırılması, uygun diyet ve
ilaç tedavisinin önemi
büyüktür.

SONUÇ
:
-
Koroner
bypass ameliyatı, nedenleri
değil sonuçları ortadan
kaldıran bir işlemdir.
-
Bu nedenle
hastalar ameliyat
olduklarında herşey bitmiş
değildir.
-
Hastaların
değiştirilebilen risk
faktörleri kontrol altında
tutularak tekrar
problemlerle karşılaşma
olasılıkları azaltılır.
-
Bu önlemler
ameliyatın uzun dönem
sonuçlarını iyileştirir ve
başarısını artırır.
 |