|
|
Temel Tıbbi Bilgiler
BAŞ AĞRISI
Birçok neden
baş ağrısına sebep olmakla birlikte gerilim tipi baş
ağrıları daha sıktır. Sıklıkla baş çevresinde gergin bir
bant şeklinde zonklayıcı karakterdedir. Hafif başlayıp
giderek şiddetlenir. Ağrı ile karşılaşıldığında sessiz,
karanlık bir ortamda istirahat etmek rahatlatıcı
olabilir. Tanıdık baş ağrılarında (daha önceden yaşanan)
basit ağrı kesiciler (parasetamol) kullanılabilir.
Bununla
birlikte bu önerilere rağmen geçmeyen baş ağrılarında,
ateş, bulantı veya kusma, uyuşma, bilin düzeyinde
değişiklik, konuşma bozukluğu, güçsüzlük veya daha önce
hiç yaşanmamış şiddette baş ağrısı olduğunda en yakın
sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

BAYILMA
Beyne giden
kanın geçici süre ile azalması ile bilincin kısa süreli
(1-2 dakika) kapanmasına senkop (bayılma) denir. Birçok
nedeni olabilir. Kan görme, kötü haber alma, şiddetli
ağrı duyma, ani kalkışlar, ilacın yan etkisi, uzun süre
ayakta durma bayılma nedeni olabilir.
Bununla
birlikte, kalp yetmezliği, ciddi kalp ritim
bozuklukları, mide kanaması gibi kan kayıpları da
bayılmaya neden olabilir.
Bir insan
bayıldığında sırt üstü yatırmalıdır. Ayağa kaldırmaya
çalışılmamalı, 112 aranarak yardım istenmeli, en yakın
sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

BURKULMA
Bir eklemin etrafındaki bağların, eklem
kapsülü ve diğer yumuşak doku yapılarının; eklemin
normal hareket genişliğinin ötesinde zorlanmasına
BURKULMA denir. Eklemde şişlik, ağrı, morluk olur. Bu
yapılar normalden fazla gerilebilir. Hatta yırtılabilir.
Hareketler ağrılıdır.
Burkulmuş eklemi hareket ettirmeyiniz.
O eklem üzerine yarım saat havluya sarılı buz torbası
koyunuz.
Burkulmuş ayağın üzerine basılmaz.
Burkulmuş ayağın altına 4-5 yastık koyarak kalp
seviyesinin üzerine kaldırınız. Burkulmuş yeri
sarkıtmayınız. Şişlik, kanama ve ağrı olabilir.
Ağrı ve şişlik olup üzerine basmakla ağrı artıyorsa bir
sağlık kuruluşuna başvurun.

GÖĞÜS AĞRISI
Göğüs ağrısı kalp krizi
başta olmak üzere birçok hastalığın belirtisi olabilir.
Kalp krizi geçirdiğinizden şüpheleniyorsanız, ambulans
çağırın (112) veya en yakın hastanenin acil servisine
başvurunuz.
Bu ağrı sırasında efor harcamak (merdiven çıkmak,
yürümek bile) rahatsızlığınızı şiddetlendirebilir.
Olabildiğince az efor sarf edin.
Ambulansı beklediğiniz sürede 2 bebek aspirini veya
yarım normal aspirin çiğneyiniz (en az 160 mg). Daha
fazla almanın size yardımı olmaz, ayrıca fazla alırsanız
beklenmeyen yan etkilerle karşılaşabilirsiniz. Aspirini
yutmadan önce çiğnemek etkisinin hızlı oluşmasını
sağladığı için önemlidir.
Nitrogliserin tabletiniz varsa, 1 tane dilinizin altına
yerleştiriniz. Bu tıkanmış ya da daralmış
atardamarlardaki kan akımını artırmaya yardımcı
olabilir. Göğüs ağrınız devam ediyorsa beş dakika
aralıklarla, en fazla 3 kez birer tablet daha dilinizin
altına koyabilirsiniz.
TIBBİ TEDAVİ
Kalp krizinin veya kalp damarlarındaki rahatsızlığın
erken tanınması ve tedavi edilmesi hastaya çok daha
fazla katkı sağlar.
Kalp krizindeki tedavide hedef, tıkanmış veya kan
pıhtısı ile daralmış atardamarları açarak kan akımını
sağlamaktır. Kullanılan ilaçlar aspirin, heparin ve
pıhtı eritici ilaçlardır. Kalp hızını azaltarak, kalbin
iş yükünü azaltan ve ağrıyı azaltan diğer ilaçlar
kullanılabilir.
Anjioplasti tıkanmış damarı açma yoludur. Anjiografi ile
ilk olarak daralmış ya da tıkanmış alan saptanır. Çok
ince plastik tüpten yapılmış kateter atardamarın içine
yerleştirilir. Kateterin ucunda sonlanan minik balon
şişirilir. Bu atardamarı genişletir. Bu balon söndürülür
ve çıkarılır. Bazen genişlemeyi korumak için küçük
metal kafesten oluşan ‘stent’ yerleştirilir.
Tıbbi tedavi başarısız olduğunda kardiyak bypass
cerrahisi gerekebilir.
Göğüs ağrısının tek sebebi
kalp krizi veya diğer kalp damar hastalıkları değildir.
Hayati tehlike oluşturabilen birçok hastalık göğüs
ağrısı ile kendini gösterebilir. Bunlarda bazıları
şunlardır:
Aort Yırtığı (Aort
Diseksiyonu):
Kalpten çıkan vücudun en büyük damarı olan aortta uzun
süreden beri devam eden hipertansiyon, ateroskleroz
sebebiyle yırtık oluşmasıdır.
Akciğer Embolisi:
Vücuttaki (sıklıkla bacaklardaki) toplardamarlarda
oluşan pıhtının, içinde oluştuğu damar boyunca
ilerleyerek akciğere gitmesi ve büyük damarlarda
tıkanıklığa sebep olmasıdır.
Pnömotoraks:
Akciğer zarının kendiliğinden veya başka bir hastalık
nedeniyle delinmesidir.
Perikardit:
Viral enfeksiyona bağlı kalp zarının iltihabıdır.
Pnömoni (zatürre):
akciğer iltihabıdır.
Kostokondrit:
Kaburga kıkırdaklarının iltihabıdır.
Yemek Borusu Hastalıkları:
Reflü, yemek borusu iltihabı, yemek borusu spazmı vs.

İSHAL VE KUSMA
Üç günden uzun süren ishal veya ishale eşlik eden ateş,
şiddetli, karın ağrısı, kusma, aşırı sıvı kaybı, kanlı
ishal durumlarında acil servise başvurulmalıdır. Kusma,
ishal ve ateş ile vücut sıvı kaybedeceği için bu sıvının
evde su ve sulu gıdalarla beslenerek yerine konulması
gereklidir. Hastanede ise bazen damar yolu açarak serum
vermek gerekebilir.
Yaşlılar ve çocuklar vücudun susuz kalmasına çok daha
dayanıksız oldukları için bu kişilerde kusma ve ishal
yakınmaları başlayınca mutlaka doktorunuza danışmanız
gerekmektedir.

KAFA TRAVMASI
Basit kafa travması sonrasında evde travmaya maruz kalan
çocuğumuzu ya da yakınımızı gözlemeliyiz. Kişinin her
zamankinden farklı davranışlar sergiliyor olması bizi
uyaran en önemli durumdur. Her zamankinden daha fazla,
susturulamayan ağlamalar, dalgınlık, sorulara cevap
vermede gecikme veya verememe, dikkatini toparlayamama,
nesneleri takip edememe, uykuya eğilim, uyandırılama,
baş ağrısı gibi durumlar takip edilmelidir. Küçük
bebeklerde en erken bulgu çocuğun beslenmeyi reddetmesi,
emmemesi olabilir. Tekrarlayan fışkırır tarzda kusmalar
da tıbbi açıdan çok önemlidir. Bu kusmalar küçük
bebeklerde beslenme sonrası her zaman olabilen sıradan
kusmalardan ayırt edilmelidir.
Unutulmaması gereken bir diğer önemli mevzu ise; küçük
çocukların ve yaşlıların maruz kaldığı kafa travmaları
çok masum gözüküyor olsa bile yaralanmanın ciddi ve
bulguların silik izlenebileceğidir. Bu yüzden bu
konumdaki yakınlarımızı evde yalnız bırakmamalıyız. Kafa
travması sonrası yukarıda belirtilen bulguların
varlığında en yakın acil servise başvurulması
gereklidir.

KESİLER
Evlerde en
sık görülen kazalardan birisi de kesilerdir. Sadece deri
kesisi olabileceği gibi, damar, sinir, kas ve
tendonların zarar görmesi de söz konusu olabilir.
Şiddetli darbelerle olan kesilerde, parmak, el-kol,
ayak-bacak kopmalarında görülmektedir. Ayrıca kafatası,
yüz, göğüs, karın ve cinsel bölgelere ait, kesici ve
delici alet yaralanmalarında ciddi organ hasarı ve
kaybı, hayati tehlike de söz konusu olabilir.
Kesilerde en önemli
tehlike kan kaybıdır. Ciddi kan kaybı olan kesilerde
kanayan yer üzerine bastırılarak kanama durdurulmaya
çalışılırken kişi derhal bir sağlık kuruluşuna en
güvenli şekilde ulaştırılmalıdır. Bu sürede
yapılabilecekler:
-
Kesi
yeri kirlenmişse sabunlu suyla ve temiz bir bezle
yıkayın, dışardan görülebilen yabancı cisim (cam
kırığı, taş, kum parçası vb.) varsa alın. Görülmeyen
parçalar olabileceğini düşünerek içini karıştırmayın
ve batmış olanları çıkarmaya çalışmayın.
-
Kesikte
sızıntı şeklinde kanama varsa, kanayan kısmı kalp
hizasından yukarıya gelecek şekilde kaldırıp
bastırın.
-
Parçalanmış derileri koparmayın, temiz bir şekilde
sabitleyin ve derhal sağlık kuruluşuna götürün.
-
Kol ve
bacaktaki kanamalı kesilerde, kanayan bölge üzerine,
kanamayı durduracak şiddette bastırın. Kanama
duruncaya kadar o şekilde tutun. Turnike
uygulamayın. Genel bilinenlerin aksine turnike
uygulaması ile kol ve bacakta atardamar dolaşımı
yeterince engellenemediği gibi, toplardamar akımını
engeller ve doku hasarının derecesi artabilir.
-
Kesilmeye bağlı büyük deri parçası, parmak, el, kol,
ayak, bacak kopmaları olduğunda; kopan organ veya
doku temiz, ıslak gazlı beze sarılarak bir naylon
torbaya konur ve torba buz dolu bir kapta hasta ile
birlikte sağlık kuruluşuna götürülür.

YANIKLAR
Giysileri
tutuşmuş olan bir kimsenin paniğe kapılarak koşmasını
önleyin. Kaza kapalı bir yerde olmuşsa yanan kişinin
dışarı çıkması önlenmelidir çünkü hava akımı ve kişinin
hareketleri yanmayı arttıracaktır. Yanan kişi hemen yere
yatırılmalı, su ile ıslatılmalı veya üzerine halı,
battaniye, perde gibi alevleri oksijensiz bırakacak bir
örtü atılmalıdır. Alevleri bastırmak için naylon veya
kolay tutuşan kumaşlar kullanılmamalıdır. Kazazede yerde
yuvarlanmamalıdır, bu daha önce yanmamış yerlerin de
yanmasına yol açar.
Yanık deri vücuttan sıvı kaybına neden olduğundan ve
infeksiyon tehlikesi nedeniyle titiz bir şekilde
bakılmalıdır.
Doku hasarını önlemek, ağrıyı ve şişmeyi azaltmak için
yanıkları hemen soğutmak gerekir. Soğutmada en etkili
yöntem yayan bölgeyi soğuk suyla yıkamaktır. Direkt buz
kullanılmamalıdır. Küçük yanıklar yerinde tedavi
edilebilir ancak bebek ve yaşlılardaki yanıklar ayrıca
göz, yüz, boyun, el, ayak ve apış arası yanıkları özel
tedavi gerektirir. Buharlar, kimyasal maddeler, tahriş
edici gazlar ve elektrik çarpmasıyla oluşan yanıklar da
hastanede tedavi gerektirir. Bu kişilerde kimyasal
maddeler ve duman solunum yoluyla akciğerlere de zarar
vermiş olabilir.
Yanıklarda ilkyardım için izlenecek yöntemler şunlardır:
• Yanmış deriyi 10 dakika süreyle basınçsız akan soğuk
suyun altına tutun. Ağrı dinmezse daha uzun süre soğuk
suya daldırın.
• Yanan alan şişmeye başlamadan önce buradaki yüzük,
saat, kemer, ayakkabı gibi sıkı eşyaları yavaşça
çıkarın.
• Yanan bölgedeki yanmış veya yanıcı maddeye bulaşmış
giysileri soğumaya başladıktan sonra yavaşça veya
mümkünse keserek ciltten uzaklaştırın. Yanığa yapılmış
olan şeyleri çıkarmaya çalışmayın.
• Yanıklara
losyon veya yağlı maddeler sürmeyin.
• Kabarcıkları patlatmayın ve yanık alana herhangi bir
müdahalede bulunmayın.
• Tedavi için bir sağlık merkezine başvurun

 |