Ana Sayfa  ›  Sağlık Kenti  ›  Küresel Epidemi Obeziteye Anne Karnında Önlem

Küresel Epidemi Obeziteye Anne Karnında Önlem

Küresel Epidemi Obeziteye Anne Karnında Önlem

Prof. Dr. Mitat Bahçeci
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı


Obezite, eski zamanlarda güç, sağlık, üretkenlik ve zenginlik göstergesiyken, günümüzde tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Obezite aslında oldukça karmaşık bir durumdur ve ciddi sosyal ve psikolojik boyutları bulunmaktadır. Obezite, günümüzde küresel boyutlara vararak, 1 milyardan fazla erişkini etkileyen bir ölçeğe ulaşmıştır.
 


Hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde neredeyse tüm yaştakileri ve sosyoekonomik grupları etkilemektedir. İngiltere’de yetişkinlerin 2/3’ü, 4-5 yaş arası çocukların 1/5’i ve 6-11 yaş arası çocukların 1/3’ü obezdir.
 
Türkiye’de de durum, çok farklı değildir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2012 yılı Türkiye Sağlık Araştırması sonuçlarına göre, 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun %17,2′sinin obez ve %34,8′inin fazla kilolu olduğu anlaşılmıştır. Sağlık Bakanlığı verilerine göre obezitenin görülme sıklığı, erkeklerde %21.2, kadınlarda ise %41.5’dir. Enerjiden zengin, besinden fakir, yüksek şeker ve doymuş yağ içeren beslenme modelinin yanına bir de azalan fizik aktivite eklendiğinde, 1980’den günümüze obezite oranı 3 kat artmıştır. TURDEP I ve II çalışması, Türkiye’de obezite prevalansının hızla artmakta olduğunu ve 12 yıl içerisinde obezite prevalansının %44 arttığını göstermiştir.

Obezite nedir?
“Obez” sözcüğü, Latin kökenli bir sözcük olup, “obesus=çok yemek yiyen’’ sözcüğünden türetilmiştir. Obezite vücutta aşırı miktarda yağ dokusu bulunması durumudur. Yetişkin erkeklerde ortalama vücut yağı %15-20, kadınlarda ise % 25-30 dur. Bu oranın daha yukarılara çıkmasına “obezite” ya da “şişmanlık” adı verilir.

Obezite nasıl tanınır?
Obezite tanısı koymak, aslında oldukça kolaydır. Karşıdan bakıldığında bile bir kişinin obez olup olmadığı kolayca anlaşılır. Ancak yine de hem derecelendirmek, hem tipini belirlemek (kadın tipi, erkek tipi gibi) hem de tedavi hedeflerini belirlemek için bazı ölçümler gerekir. Bu anlamda Beden Kitle İndeksi (BKI) ve bel çevresi ölçümü, oldukça yararlıdır.

BKI nasıl hesaplanır?
Boyun metre cinsinden karesi alınır ve ölçülen vücut ağırlığı bu rakama bölünür. Elde edilen değer, beden kitle indeksidir. Bir örnek verecek olursak; boyu 170 cm ve ağırlığı 101 kg olan bir kişinin BKI’si:1.7x1.7=2.98, 101/2.89=35. Yani bu kişinin beden kütle indeksi 35’tir.

Beden kitle indeksi yararlıdır ancak vücut yağ dağılımı hakkında bilgi vermez. Bu nedenle mutlaka bel çevresinin de ölçülmesi gerekir. Bel çevresinin kadınlarda 88 cm’yi erkeklerde 102 cm’yi geçmesi durumunda da dikkatli olmak gerekir. Çünkü karın bölgesinde toplanan yağ dokusu diyabet, hipertansiyon ve insülin direnci açısından daha tehlikelidir.

Neden obez oluyoruz?
Obezitede genetik etki %70’lere kadar çıkmakla birlikte esas tetikleyici olan, çevresel faktörlerdir. Obezite gelişmine etki eden faktörler sıralanacak olursa; genetik predispozisyon, sosyal faktörler, yaş, cinsiyet (özellikle kadın), önceden obez olma, ekonomik statü, psikolojik kültürel ve emosyonel faktörler yanında; fiziksel inaktivite, düşük eğitim / düşük sosyal sınıf, yağdan zengin, yüksek enerjili rafine yiyeceklerin çokluğu, alkol, bazı ilaçlar (kortikosteroidler ve doğum kontrol hapları gibi) ve çok doğum yapma da obezite gelişimine katkıda bulunur.

Obezite hangi bozukluklara yol açıyor?
Tip 2 diyabet, insülin direnci, hiperinsülinemi, dislipidemi (kolesterol vb yağ artışı), hipertansiyon, gut,uyku bozukları, serebrovasküler hastalık, kalp yetersizliği, koroner kalp hastalığı, damar tıkanıklığı, uyku apnesi, safra kesesi hastalığı (taş ve iltihap gibi), yağlı karaciğer hastalığı ve kanser dahil pek çok bozukluk obezite ile ilişkilidir.

Obeziteye önlem, daha anne karnındayken alınmalı
Obezite için daha anne karnındayken önlem alınmalıdır. Araştırmalar; düşük doğum tartılı bebeklerin, ileriki yaşlarında daha obez olmaya ve diyabet gelişimine eğilimli olduklarını göstermektedir. Bu nedenle annenin sağlıklı beslenmesi, düşük doğum tartılı bebeklerin önlenmesi, okul çağında dengeli beslenme eğitiminin çocuklara verilmesi, fast food tarzı beslenmeden kaçınılması ve düzenli fiziksel aktivitenin sağlanması çok önemlidir.

Obezite nasıl tedavi edilir?
Eğitim (davranış değiştirme), diyet (sağlıklı beslenme), fizik aktivite, ilaç tedavisi ve cerrahi tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Günümüzde obezite tedavisinde kullanılan çeşitli ilaçlar çok umut vaat etmemektedir. Cerrahi tedavide de (obezite cerrahisi-bariyatrik cerrahi), kullanılan yönteme bağlı olarak, erken dönem sonuçları iyi olmakla birlikte uzun dönem verileri henüz oluşmamıştır. Bu nedenle sağlıklı beslenme, düzenli fizik aktivite ve egzersiz obezite tedavisinin temelini oluşturmaktadır.