Ana Sayfa  ›  Sağlık Kenti  ›  Rahim Ağzı Kanseri

Rahim Ağzı Kanseri

Prof. Dr. Namık Demir, rahim ağzı kanserlerinin yüzde 90’ınından sorumlu olan Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonuna karşı geliştirilen aşıların önemli bir buluş olmasına karşın gerekliliğinin tartışıldığını söyledi. “Kızlar, evlenecekleri erkeğin ilk kez kendileriyle birlikte olduğuna eminse bu aşıyı yaptırmayabilir” diyen Demir, “Yoksa kendilerini korumaları gerekir.  Herkesin tek eşli olduğu bir toplumda bu aşıya gerek olmayabilir ama günümüzde böyle çiftler azınlıkta kalıyor.  HPV enfeksiyonu birden fazla partnerle ilişkide bulunanlarda mısır patlağı gibi yayılıyor” dedi.

Her yıl 1300-1500 yeni vaka

İzmir Kent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nden Prof. Dr. Demir, rahim ağzı (servikal) kanserinin, gelişmekte olan ülkelerde en sık ölüme yol açan kanserlerden biri olduğunu, Türkiye’de de en sık görülen ilk 10 kanser arasında yer aldığına dikkat çekti. Ülkemizde her yıl 1300-1500 arası yeni vaka teşhis edildiğini belirten Demir, “ Mevcut sosyo-kültürel değişikliklerle beraber servikal kanser yükünün her geçen gün artacağı ve ülkemiz için gelecek yıllarda çok daha büyük bir tehdit oluşturacağı düşünülüyor. Amerika’da yılda yüz bin kadında 8.1 oranında rahim ağzı kanseri görülüyor” diye konuştu.

“İnsan siğil virüsü” olarak bilinen HPV’nin 100 kadar tipi bulunduğunu, bunların 40 kadarının genital bölgeyi tuttuğunu kaydeden Demir, tüm dünyada rahim ağzı kanserlerinin yüzde 70’inden Tip 16 ve Tip 18 adı verilen tiplerin sorumlu olduğunu söyledi. Demir, rahim ağzı kanserlerine karşı geliştirilen aşıların virüsün bu iki tipine karşı geliştirildiğini, Türkiye’de de biri 2006 diğeri 2009’da Amerika’da onay alan iki farklı HPV aşısı bulunduğu belirtti. Demir, Amerika’da 30 milyon kişinin HPV aşısı olduğunu, Haziran 2011’e kadar 18.727 yan etki bildirildiğini, bunların yüzde 92’sinin ciddi olmayan yan etkiler olarak değerlendirildiğini ifade etti. Aşıların ölüme, otizme yol açtığı iddialarının da kanıtlanmadığını  belirten Demir, şöyle konuştu:

 HPV enfeksiyon riski ABD’de yüzde 12, Avrupa’da yüzde 8

 “15 Eylül 2011 tarihine kadar bildirilen ölüm vakası 71.  Ölüm raporu doğrulanan 34 ölüm olgusunda aşıya bağlı neden saptanmadığı gibi  bazı raporlarda ölümün aşı ile ilişkili olmayan nedenlerle oluştuğu bildiriliyor. Eğer ölümler bu aşılara bağlı olsa zaten hemen durdurulurdu. Aşıların etkinliği yüzde 90’ın üzerinde. HPV enfeksiyonu riski Amerika’da yüzde 12, Avrupa’da yüzde 8. Kent Hastanesi’nde yaptığımız bir smear taramasında İzmir’de yüzde 3.8 çıkan bu oran Urfa’da, Van’da yüzde 2. Oranlar Türkiye için çok ciddi değil. Bu aşıların Türk toplumu için gerekli olup olmadığı tartışılabilir.  İnsanlar HPV enfeksiyonlarına karşı korundukları sürece gerek yok. Kadınlar, evlenecekleri erkeğin ilk kez kendileriyle birlikte olduğuna ve kendileri dışında ilişki yaşamadıklarından, yaşamayacaklarından eminseler bu aşıyı yaptırmayabilirler, yoksa kendilerini korumaları gerekir.  Herkesin tek eşli olduğu bir toplumda bu aşıya gerek olmayabilir ama böyle çiftler günümüzde azınlıkta kalıyor.  HPV enfeksiyonu birden fazla partnerle ilişkide bulunanlarda mısır patlağı gibi yayılan bir enfeksiyon.”

Bağışıklık sistemi bir defa kurtarıyor

Öte yandan Prof. Dr. Namık Demir, HPV enfeksiyonunu hem kadında hem erkekte normal şartlarda 2 yıl içinde bağışıklık sisteminin yok ettiğini hatırlattı. Ancak bu enfeksiyonun bir kez alındığında iyileşme olduğunu, HPV ile  tekrar tekrar karşılaşma halinde vücudun bu enfeksiyonla baş edemediğine dikkat çeken Demir,  “Kanserin ön bulguları yani kanser öncüsü lezyonlar, HPV ile karşılaştıktan 1-3 yıllık dönemde ortaya çıkıyor. Kanser 1315 yıl sonra gelişiyor. Aşılar bu kanser öncesi lezyonların oluşmasını, dolayısıyla da kanseri önlüyor. Bu nedenle aşı risk taşıyan çiftlerde önemli ve gereklidir” dedi.