Ana Sayfa  ›  Sağlık Kenti  ›  Peki ya, Meme Kanserini Yendikten Sonra?

Peki ya, Meme Kanserini Yendikten Sonra?

Meme kanserini tedavi ediliyor ama kanseri yenip, yaşayan hastalar ne yazık ki tedavinin doğal seyri olarak gözlenen sağlık sorunlarıyla boğuşuyor.

Medikal Onkoloji Profesörü Mehmet Alakavuklar, meme kanseri tedavisinde 50 yıl önce hayal bile edilemeyecek başarılar kazanıldığını dile getiriyor. Kanseri yenip tamamen iyileşmiş olarak yaşayan milyonlarca hasta olduğunu belirten Prof. Dr. Alakavuklar, “Ancak survivor dediğimiz hayatta kalan, hastalığı yenen kanserli hastaların tedavileri sırasında kalpte oluşan sorunlardan cinsel yaşama kadar pek çok sağlık sorunları oluyor ve maalesef bunlar çözüm bekliyor.

Tedavide Hayal Bile Edilemeyecek Başarılar
Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında meme kanserli hastaların yaşadığı sorunlara dikkat çeken Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Alakavuklar, önemli öneri ve uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Alakavuklar, meme kanserinin tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kadınlarda en çok görülen kanser türü olduğunu ve yılda yaklaşık 15 bin kadını etkilediğini söyledi. Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2000’li yıllardan itibaren kadın kanserlerinin yüzde 20-25’ini meme kanserinin oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Alakavuklar, “meme kanserini yenmek mümkün” diyerek, şöyle konuştu:

Kanseri Yenip Başka Hastalıklarla Mücadele Ediyorlar
“50 yıl öncesinde kansere karşı mücadele başarısızlıkla sonuçlanan, nasıl mücadele edileceği bilinmeyen bir süreç iken, bugün bu mücadelede, hayal bile edilemeyecek kazanımlarımız oldu. Bunun en somut kanıtı meme kanseri tanısı alıp, gerekli tedavileri tamamlayan kanseri yenmiş ve tamamen iyileşmiş olarak yaşamını sürdüren milyonlarca meme kanserli insanın varlığıdır. Bugün artık meme kanserine karşı mücadelede yeni mevziler, yeni parlak başarılar kazanılırken, diğer yanda meme kanserini yenen ‘survivor’ dediğimiz kişilerde gözlenen, yeni karşılaştığımız sorunlarla uğraşmamız gerekmektedir. Bu sorunların bazılarını; tedavi nedenli kalp, kemik sağlığı, metabolik, üreme sağlığı, cinsel yaşam, ruhsal sorunlar, menopoz, yeniden kanser gelişimi, rehabilitasyon sorunları olarak sıralayabiliriz.  Bu sorunlar tedavinin doğal seyri olarak gözlenen sorunlardır.

Maalesef hastalar bu sorunlarla boğuşuyorlar. O nedenle sağlık organizasyonlarımızın bu konuları da dikkate alacak şekilde yeniden yapılandırılması gerekmektedir.”

Bireysel önlemler alınmalı
Öte yandan Prof. Dr. Alakavuklar herkesin kansere yakalanma riskini azaltabileceğini vurguladı. Prof. Dr. Alakavuklar, “Bir yandan toplumsal olarak organize olurken, diğer yandan bireysel olarak kansere karşı yakalanma riskimizi, düzenli kontroller, düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme, alkol ve sigara tüketimini kısıtlama yoluyla belirgin bir şekilde azaltabiliriz. Tüm bunlardan da önemlisi, meme kanserinin önlenebileceği, erken saptanırsa başarının mutlak olacağı ve üstesinden gelinebilir bir hastalık olduğu algısının bilinçlerimize yerleşmesidir” diye konuştu.