Kliniklerimiz › Göğüs Hastalıkları
Ana Sayfa  ›  Kliniklerimiz  ›  Göğüs Hastalıkları  ›  Göğüs Hastalıkları

Astım

Astım, hava yollarının daralması ile kendini gösteren ve ataklar (krizler) halinde gelen bir hastalıktır. Astımda hava yollarında mikrobik olmayan bir iltihap vardır. Bu nedenle hava yolu duvarı şiş ve ödemlidir. Bu durum, akciğerlerin uyaranlara aşırı duyarlı olmasına neden olur. Hasta, kriz geldiği zaman soluk almakta zorluk çektiğini zanneder, gerçekte nefes vermekte zorluk vardır. Bunun nedeni de, akciğerlerdeki küçük hava borularının daralmasıdır. Buralardan geçen hava, ıslığa benzeyen bir ses çıkarır ki buna “hırıltı” denir.

Astım hastalığının nedenlerinin başında kişinin bünyesi gelmektedir. Bazı kişiler; toz, kıl, yumurta, süt, aspirin, çiçek tozu ve benzeri şeylere karşı hassastır. Bu hassasiyet, astım krizleri şeklinde kendini gösterir. Tedavi için, hastayı etkileyecek bu unsurların ortadan kaldırılması yapılacak ilk iştir. Aşırı heyecan veya korku da astım krizine yol açabilir. Bu gibi durumlarda hastayı sakinleştirmek, yapılacak ilk iştir. Bazı kişilerde de “Had Bronşit” sonucu astım krizi görülebilir. Kalp yetmezliği de astım krizine neden olabilir.

Alerji
Vücudun, bazı madde veya hava şartlarından etkilenmesi ya da psikolojik etkenler sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Önce, alerjiye neden olan etkenleri bulmak gerekir. Alerjinin belirtileri de kişilere göre değişir. Kiminde kaşıntı, kiminde kurdeşen, kiminde astım görülür. Hasta, eğer bazı maddelerle temasından dolayı alerji oluyorsa, o maddenin uzaklaştırılması ile mesele kendiliğinden çözümlenmiş olur.

Hıçkırık (Singultus)
Solunum kasları ve özellikle diyaframın uyarılması sonucu ortaya çıkar. Tıp dilinde “singultus” denir. Çeşitli nedenlerle oluşabilir. Basit hıçkırıklar; çoğunlukla mide gazı, sıcak ve baharatlı yemekler ya da stres kaynaklı olabilir. Ayrıca; bazı kalp, karaciğer, bağırsak ve pankreas hastalıkları, zatülcenp veya zatürreede de görülebilir. 3 saatten fazla süren hıçkırıklarda doktora başvurmak gerekir.

Öksürük
Çoğunlukla, göğüs, boğaz veya karın boşluğunda meydana gelen bir rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkan öksürüktür. 3 grupta toplanır:

 
Kuru öksürük: Nezle, boğaz iltihabı, bademcik iltihabı, fazla sigara içmek, sindirim bozuklukları, gastrit, ishal, kabızlık, bağırsak solucanları, kalp hastalıkları ve ses tellerinin hastalanmasından kaynaklanan öksürükler balgamsızdır, yani kuru öksürüktür. 

Nöbet şeklinde gelen öksürük: Boğmaca veya akciğer şişmesi; gırtlak veya hava borusunun tahriş olması veya astımdan kaynaklanır. Az miktarda balgam görülebilir. 

Balgamlı öksürük: Bronşit, astım, sinüs iltihabı, müzmin sinüzit, kalp hastalıkları veya tüberkülozun bir belirtisi olabilir. Sık sık tekrarlar. Hastada hırıltı vardır, balgam çıkarır ve nefesini dışarı vermekte zorluk çeker. 

Öksürüğün nasıl olursa olsun, ihmal edilmemesi, nedenlerinin araştırılması ve mutlaka tedavi edilmesi gerekir. 

Nefes Darlığı (Dispne)
Tıp dilinde “dispne” denilen nefes darlığı, önemli bir hastalığın belirtisi olabilir. Spor yaptıktan, koştuktan veya yorucu bir iş yaptıktan sonra nefes darlığı normal sayılabilir. Ancak ortada neden yokken, nefes darlığından şikayet etmek mutlaka üzerinde durulması gereken bir konudur. Çünkü kansızlık, kalp hastalıkları, mide hastalıkları, bronşit, tiroid bezinin büyümesi, akciğer hastalıkları, zatürree, astım, zehirlenme, şişmanlık, nefes darlığına neden olabilir. Nefes darlığından şikayet edenlerin sigarayı kesinlikle bırakmaları, ağır yemekleri de terk etmeleri gerekir.

Zatürre (Pnömani)

“Akciğer iltihabı” ve “pnömani” olarak da adlandırılır. 3 çeşidi vardır:

Lober Pnömoni : “Pnömokok” adı verilen mikropların neden olduğu had akciğer iltihabıdır. Mikroplu tozlar, fazla yorgunluk, soğuk algınlığı veya uzun süre güneşte kalmak hastalığın zeminini hazırlar. Hastalık, ani baş ağrısı, titreme, kusma ve sırt ağrıları ile başlar. Ateş, 40 dereceye kadar yükselir ve 10. günden sonra düşmeye başlar. Öksürük, kısa sürelidir. Balgam, kanlı ve yapışkandır. Hastanın yüzü kızarmış, dudaklarının etrafı kabarmış, cildi kuru ve dili de paslıdır. Geceleri kriz gelebilir. 

Virüs zatürresi : Virüslerin neden olduğu bir çeşit zatürredir. Ya aniden ya da bir soğuk algınlığı sonunda görülür. Lober pnömoniden daha hafif geçer. Hastanın ateşi 39 dereceye kadar yükselir. Kendini son derece yorgun hisseder. Öksürüğü kuru fakat az balgamlıdır. Kol ve bacaklarında da ağrılar vardır. 

Bronköpnomoni : İyi tedavi edilmeyen grip, boğmaca, bronşit veya kızamıktan sonra ortaya çıkan bir hastalıktır. Nedeni, akciğer ve bronşların yer yer iltihaplanmış olmasıdır. Hastalık, bronşit gibi başlar, tedbir alınmazsa, 2-3 gün içinde ağırlaşır. Ateş sabahları 38 derece iken akşamları 40 dereceye kadar yükselir. Hastada öksürük, cerahatli ve bazen de kanlı balgam görülür. Halsizdir, nefes almakta güçlük çeker, rengi de soluktur. Doktor tedavisi şarttır. Diğer yandan, hasta istirahat ettirilir ve morali üstün seviyede tutulur. Yanına misafir kabul edilmez. Ağrı olan tarafına içine sıcak su doldurulmuş şişe konur. Sıcak su buharı, teneffüs ettirilir. Ateşi yükseldiği zaman ise, vücudu ıslak bezle silinir. Ateş düşürücü ilaçlar verilmez.

KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı)

KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı), bronşlarda tıkanmaya neden olan kronik bir hastalıktır. İlerleyici ve tam olarak geri dönüşümlü olmayan, buna karşılık önlenebilir ve tedavi edilebilir bir akciğer hastalığıdır. 

KOAH havayollarını daraltır, solunumu güçleştirir. Genellikle kronik bronşit ve amfizem zemininde gelişen KOAH’da hastalar, öksürük ve balgamdan kısa mesafeli yürüyüşlerde bile oluşan nefes darlığına kadar değişik semptomlara sahiptirler.

Hastalığın en önemli nedeni sigara bağımlılığıdır. Bunun yanı sıra mesleki zararlı gazlar, tanecikler(mikro parçacık) solunması ve hava kirliliği de risk faktörlerindendir. 


Kan Tükürmek (Hemoptizi)
Tıp dilinde “hemoptizi” denilen kan tükürmek, önemli bir hastalığın habercisidir. Akciğer kanseri, verem, bronşit, mitral darlığı veya zatürreden şüphelenilir. Ancak dişeti kanaması gibi pek önemli olmayan bir durum da olabilir. Bu nedenle, hastanın sırtına bir yastık konup, oturtulur. Vakit kaybetmeden doktora başvurulması önerilir. 

Zatülcenp (Plörezi)
Akciğerleri saran zarın iltihaplanması sonucu görülen bir hastalıktır. Tıp dilinde plörezi denir. Nedeni, zatürree, verem veya akciğer absesinden yayılan iltihaptır. Tedaviye vakit geçirmeden başlamak gerekir.

Verem (Tüberküloz) 
Akciğer veremi, “tüberküloz” ve “fitizi” diye bilinir. Nedeni, “koch basili” denilen verem basilidir. Verem mikrobu, vücuduna çeşitli yollardan girebilir. Bunların başında solunum yolları gelir. Hastalık, çoğunlukla veremlinin balgamı veya veremli ineklerin sütü ile bulaşır. Sağlık şartlarına uymamak, aşırı yorgunluk, üzüntü, grip, boğmaca, kızamık veya şeker hastalığı vücudun direncini kaybetmesine ve hastalığın ihtimalinin artmasına neden olur. 

Verem, üç devrede gelişir:

Birinci devrede hastada genel yorgunluk, iştahsızlık, sırt ağrıları, öksürük, ve 38 dereceye varan ateş görülür. Verem basili, bu devrede “tüberkül” adı verilen iltihaplı bölgeler oluşturur. 
İkinci devrede hiç bir belirti görülmeyebilir. Fakat basiller bütün vücuda yayılarak deri, eklemler, kemikler, böbrekler, bağırsaklar, karın ve beyin zarına yerleşirler. Bu devrede tedaviye başlanmamışsa, vücudun direnci azalmaya başlar. 

Üçüncü devrede, verem basilleri kan veya lenf kanalları yoluyla yayılmaya devam eder. Hastada, yorgunluk, balgamlı öksürük, akşamları yükselen hafif ateş, iştahsızlık ve gece terlemeleri görülür. Bu devrede, tedavi edilmezse, diğer akciğer de hastalanabilir. Tedaviye 4 ila 9 ay kadar devam etmek gerekir. Tedavinin ilk şartı temiz ve açık hava, bol gıda ve üzüntüsüz bir hayattır.

Kalp Yetmezliği

Kalbin sağ, sol veya her iki karıncığının; içindeki kanı, her vuruşunda düzenli boşaltamaması şeklinde ortaya çıkar. Üç şekilde görülür;

Sol Kalp Yetmezliği : Hastada nefes darlığı ve kuru öksürük vardır. Geceleri daha zor nefes alır. Çarpıntı, baygınlık ve terleme görülebilir. Buna “kalp astımı” adı verilir. Nedeni; aort veya mitral kapaklarının hastalanması veya koroner rahatsızlığıdır. 

Sağ Kalp Yetmezliği : Hastanın ayak ve ayak bilekleri şişer. Buralara parmakla bastırılınca bir süre çukur kalır. El, ayak ve yüzde morarmalar; hazımsızlık ve iştahsızlık görülür. Nedeni, mitral kapağı hastalığı, müzmin bronşit veya doğuştan olan kalp hastalığıdır.

Kaonjestij Kalp Hastalığı : Sağ ve sol kalp yetersizliği bir arada olduğu zaman görülür. Nedeni aort veya mitral kapaklarının hastalanması, müzmin bronşit veya akciğer hastalıkları, romatizma ve tiroid hastalıklarıdır. Hastaların sigara içmemesi, fazla tuz tüketmemesi, uykularını ihmal etmemesi önemlidir. Ayrıca istirahat ederken, sürekli olarak yatılmaması, öfkelenmemesi ve üzülmemesi gerekir.