Kliniklerimiz › Obezite Cerrahisi
Ana Sayfa  ›  Kliniklerimiz  ›  Obezite Cerrahisi  ›  Obezite Cerrahisinde Ameliyat Süreci

OBEZİTE CERRAHİSİNDE AMELİYAT SÜRECİ


Obezite cerrahisinde ameliyat kararı verilirken hangi hastaya hangi ameliyatın yapılacağı, tamamen cerrahi ekibin deneyimi ve hastaya ait özelliklerle ilgilidir.   

Önce hasta, ayrıntılı olarak muayene edilir. Yaş ya da yandaş sağlık problemleri nedeniyle bu ameliyatlara mani bir durumunun olup olmadığı tespit edilir. Öncelikle yandaş tıbbi problemlerin varlığı ve ciddiyeti ve bariz hormonal bir problem olup olmadığı ortaya konulur. Bu aşamada endokrinoloji, kardiyoloji ve akciğer hastalıkları uzmanları ile birlikte çalışılır. Tüm morbid obezite cerrahisi adaylarını; endokrinoloji kardiyoloji ve göğüs hastalıkları uzmanı muayene eder.

Endokrinolog, öncelikle Cushing, hipotiroidi gibi hormon hastalıklarına bağlı bir şişmanlığın söz konusu olmadığını muayene ve bazı kan testleri ile 1-2 günde saptayabilir. Kardiolog, detaylı hikaye ve muayene sonrasında hastanın yaşına ve basit tetkik sonuçlarına gerekliyse eforlu EKG ve ekokardiografi yapar. Sonrasındaki durak ise göğüs hastalıklarıdır. Muayenenin ardından bir akciğer uzmanı mutlaka solunum fonksiyon testleri uygular. Bu sayede hem ameliyat esnasında ve hem de ameliyat sonrasında hastanın ne oranda risk altına gireceği ve yaşanması muhtemel problemler daha detaylı biçimde anlaşılmış ve kimi zaman da hayati önem taşıyabilen önlemler çok erkenden alınmış olur. Bazı hastalarda psikiyatrik muayene de gerekebilir. Ayrıca ameliyat öncesinde mutlaka endoskopi de yapılır.

Ameliyat Sonrası Süreç
Obezite cerrahisi girişimlerinin avantajı, laparoskopik olarak yani kapalı ameliyatla yapılabilmesidir. Bu ameliyatlar, milimetrik deliklerden batın içine ulaşılarak yapılmaktadır. Hastalar, aynı gün 4 saat sonra ayağa kalkıp, birkaç gün içinde taburcu olabilir ve işlerine dönebilir. Tüp mide ve gerekse gastrik-by-pass ameliyatından sonra mutlak surette hastaların özel diyet uygulamaları gerekmektedir. Hatta ameliyat sonrasında özel egzersiz programlarına da devam etmeleri önerilmektedir.

Ameliyat sonrasında ufacık lokmalarla bile ciddi bir doygunluk hissi oluşmaktadır.  Dolayısıyla hastaların ameliyat ile yeniden yapılandırılan üst sindirim sistemlerine daha kolay adapte olabilmeleri için uymaları gereken bir diyet söz konusudur.  Cerrahinin başarısı, ameliyat sonrasında tavsiye edilen diyet ve egzersizle ilgili kurallara ne kadar uyulduğuna bağlıdır. Hastalar, ameliyat sonrasında 5 haftalık bir özel diyet ile sıvıdan aşamalı olarak katı gıdalara geçiş yapabilmektedir. Gıda alımı toplamda oldukça azalmakta ve porsiyonlar küçülmektedir. Daha uzun çiğneme önem kazanmaktadır. Burada ameliyatsız yapılan diyetlerden farklı olarak hastanın kalıcı ve etkili kilo vermesinde yardımcı olan esas nokta, iştahta olan azalma ve çabuk doymadır. Bu etki, ilk 6 ayda çok daha fazla görülmektedir. Bazı hastalar daha önce severek tükettikleri gıdaları, tatlıları artık hiç aramayabilmektedir.

Morbid Obezite Hastalarına Öneriler
Obez hastalar, aşırı kilolu olmanın pençesine düşmüş ve aslında bu konuda hiçbir suçları bulunmayan kişilerdir. Öncelikle morbid obezite söz konusu ise, konu hakkında bilgi sahibi olmalılar ve mutlaka tedavi arayışına girmeliler. Öncelikle uygun diyet ve egzersiz programlarını denemeli, ancak başarılı olunmuyorsa ileri tedavi yöntemlerine başvurmalılar ve bu konuda cesaretli davranmalılar. Zira aksi takdirde beklenen yaşam sürelerinin kısalacağından muhakkak haberdar olmalılar. Kendilerine cerrahi tedavi seçeneği sunulduğu anda da karşı karşıya oldukları ekiplerin deneyimini mutlaka sorgulamalılar. Ameliyat masasından tutun da, laparoskopik aletlerin bile “özel” ve obezlere uygun olarak üretildiği günümüzde bu “özel” hastaların en doğal hakkı “özel” ekiplerdir.