Kliniklerimiz › Kalp Damar Cerrahisi
Ana Sayfa  ›  Kliniklerimiz  ›  Kalp Damar Cerrahisi  ›  Lenfatik Sistem Hastalıkları

Lenfanjit
Lenfanjit, bakterilerin subkutan dokulara invazyonu sonucunda meydana gelen lenf kanallarının iltihabi durumudur. El ve ayaklardaki cilt yaraları ve mantar enfeksiyonlu bölgeler bakterilerin lenf kanallarına giriş kapılarıdır. Travmalar, ayakkabı vurmaları, tırnak batmaları, topuk çatlakları da lenfanjite zemin hazırlar. Enfeksiyon çoğunlukla yüzeyel lenf sistemini ilgilendirir. En sık rastlanılan etken bakteriler beta-hemolitik streptokok ve stafilokokkus aureus'tur. Bakteriler subkutan dokuda lenfatik damarlar boyunca süratle yayılırlar. Lenfatiklerin etrafında eksudalı ve hiperemik sahalar vardır. Enfeksiyon lenfatik kanallar boyunca yayılır.


Akut Lenfanjit 
Kolda epitroklear lenf nodlarından aksiller lenf nodlarına, bacakta popliteal lenf nodlarından inguinal lenf nodlarına doğru yayılan ince, kırmızı çizgilerle karakterizedir. İnflamatuvar reaksiyon sonucu kızarıklık ortaya çıkar. Genellikle o sahada yaygın kırmızılık, ateş, duyarlılık ve ödem görülür. Genel vücut ısısı, 39-40 dereceye kadar yükselir. Ekstremite hareketleri, bakterilerin lenf kanalları boyunca yayılmasını kolaylaştırır. Enfeksiyonun ilk belirtilerini takip eden 12-24 saat içinde lokal lenf bezleri şişer. Akut lenfanjitte iyileşme genellikle tamdır. Bununla birlikte lenfanjitlerde, tekrarlayan infeksiyonlardan sonra dolaşım bozulacağından, staz  nedeniyle nüks ihtimali artar. Bu şekilde damarların kronik veya tekrarlayan enfeksiyonları lenfatik yapıların hasarlanmasına yol açar. Bunun geç sonucu da lenfödemdir.

Tedavi
Ekstremitenin immobilizasyonu ve elevasyonu, lokal sıcak-ıslak, antiseptik pansuman ve uygun geniş spektrumlu antibiyotikler ile enfeksiyonun tedavisi yapılmalıdır. Olaya eşlik eden mantar enfeksiyonu mevcutsa tedavisi yapılmalıdır.

Lenfödem
Lenfatik drenajdaki bozulma nedeniyle dokulardaki lenf sıvısının boşaltılamaması ve buna bağlı olarak lenf sıvısının dokularda birikmesi ile cilt altı yumuşak dokuda şişlik (ödem) meydana gelmesidir.
Vücudumuzda atardamar ve toplardamar dolaşım sistemi dışında birde lenfatik dolaşım sistemi  vardır. Lenfatik dolaşım sistemi, diğer iki dolaşım (arter ve ven) sisteminden farklı olarak damar dışına çıkmış, dokulardaki lenf sıvısını kalbe taşımaktadır. Lenfatik dolaşım sisteminin taşıdığı sıvıya “lenf sıvısı” adı verilir. Lenf sıvısının protein, su, ölü hücreler ile  toksinleri ve bazı yağlar olmak üzere 4 bileşeni vardır. Kanda bulunan protein miktarının yaklaşık yarısı  ve kan akımı sırasında dokulara  sızan yaklaşık 1-2 litre su lenfatik sistem vasıtasıyla kan dolaşımına geri döner.Lenfatik sistem bu sıvıyı yeniden kan dolaşımına taşıyamazsa sıvı dokularda  birikir ve bu da ödeme neden olur.
Lenfödem, en sık bacaklarda görülmekle beraber  kolda, yüzde, boyunda ve dış genital bölgede de görülebilir. Lenfödemin en sık karşılaşılan belirtileri tutulan bölgede gerginlik ve şişliktir. Bunun yanı sıra eklemlerde hareket kısıtlılığı ve ağrı da olabilir. Lenfödem belirtileri üç evreye ayrılır:
Evre 1: Lenfödem, geriye dönebilir. Bu evrede şişmiş olan kol veya bacak basitçe yukarı kaldırmakla bir süre sonra genellikle ödem ortadan kalkar.
Evre 2:  Kendiliğinden geri dönemeyen lenfödemdir. Bu evrede deride fibröz dokuda artış ve ilerleyici katılaşma vardır. Üzerine bastırıldığında deride çukur oluşmaz.
Evre 3: Kol veya bacak bir sütun halini alır, örneğin diz eklemi, bacağın diğer kısımlarından ayırt edilemez. “Elefantiazis” olarak da adlandırılır.
Lenfödem oluş nedenine ve başlama yaşına göre iki büyük gruba ayrılır:
Primer lenfödem: Primer lenfödem en sık bacağın alt kısmındaki lenfatik sistemin olmaması sonucunda oluşur. Hastanın şikayetler genellikle iki bacakta ve dizaltında başlar. 
Konjenital tip (doğumdan- ilk yaşa kadar)
Preacox tip (1-35 yaş, en sık görülen tip)
Tarda tip (35 yaş ve sonrasında) olmak üzere üçe ayrılır.
Sekonder lenfödem: Edinsel nedenler ile lenfatik sistemdeki akımın bozulması  sonucunda meydana gelen lenfödemdir. Travma, tekrarlayan enfeksiyon (selülit, lenfanjit ve parazit hastalıkları), cerrahi girişimler, metastatik maliğn hastalıklar, felç ve bazı sendromlar (Klippel-Trenaunay sendromu vb.) sekonder lenfödem nedenleri arasında sayılabilir.

Tanı ve Tedavi
Tanı, klinik bulgu ve muayene ile konulabilir. Geri kalan hasta grubunda klinik bulgular lenfödeme özgü değildir. Bu nedenle de tanıyı zorlaştırır. Bu şüpheli olgularda “bilgisayarlı tomografi” veya “manyetik rezonans” adı verilen cihazlarla ileri tetkik yapılarak  lenf bezleri ve fibrosiz görüntülenebilir. Bugün lenfödem tanısı için en kabul gören ve  altın standart yöntem enfsintigrafisidir.
Malesef ki  henüz tamamen iyileştirici bir  tedavi yöntemi  yoktur. Ancak, bazı tedavi yöntemleriyle lenfödemin ilerlemesi durdurulabilir ya da geciktirilebilir. İleri evredeki lenfödemlerde çok sık olmasa da  ameliyat yapılmaktadır. Fakat ameliyat yapılan hastalara da diğer ilaç ve fizik tedavi yöntemlerinin mutlaka uygulanması gerekir. Medikal tedavi, daha az komplikasyona neden olmakla beraber belirtilerde daha fazla iyileşme sağlar. Enfeksiyon riski olanlarda antibiyotik tedavisi ve  ödem azaltıcı antiödem tedavisi, medikal tedavinin başlangıcını oluşturur.
Lenfödem tedavisinde amaç; lenf akımını sağlamak için her gün el ile nazik bir şekilde masajlar yapılarak (manuel lenfatik drenaj) lenf sıvısının dokulardan uzaklaştırılmasını sağlamak, bu uygulama sonrası kompresyon (dışarıdan basınç) tedavisi uygulanarak, lenf sıvısının dokuda yeniden birikmesini önlemek, günlük egzersiz yapılarak kas tonusunu geliştirmek  ve lenf akımına yardımcı olmaktır. Ancak egzersizler sırasında ve sonrasında mutlaka basınçlı varis çorapları giyilmelidir.