Kliniklerimiz › Kalp Damar Cerrahisi
Ana Sayfa  ›  Kliniklerimiz  ›  Kalp Damar Cerrahisi  ›  Aort Cerrahisi ve Anevrizmalar

Aort, tıpkı  ana su borusu gibi vücuda kan akışını sağlayan ana damardır. Vücudun en büyük damarı aort üzerinde hiç belirti vermeden oluşan kesecikler ve damar genişlemesi nedeniyle oluşan aort anevrizması, tıpkı patlamaya hazır bir bomba gibi yaşam üzerinde tehdit oluşturuyor. Bu nedenle tanı ve tedavi yöntemleri, hayati öneme sahiptir. 

Aort, vücuda kanı dağıtan ana atardamardır. “Aort” dediğimiz damar, kalpten çıktıktan sonra vücuda dağılan kanı pompalayan ana atardamardır. Aortun çapı,  kalpten çıktığı bölümde yaklaşık 2,5 cm’dir. Vücutta bu kadar geniş çapa sahip başka bir damar yoktur. Damarın genişleme miktarına paralel olarak anevrizma riski de artmaktadır. 

Vücudumuza giden bütün kanı, aort vermektedir. Bu açıdan da vücuda giden ana boru gibidir. Kanın tüm vücuttaki devri, yaklaşık 1 dakika sürmektedir. Aortta oluşan bir problem, insan için hayati öneme sahiptir. Aorttaki kan akışındaki durma, tüm vücudun kan akışını durdurabileceği gibi; herhangi bir şekilde aortun bir bölümünde çatlama veya kan sızması oluştuğunda kanın dakikalar içerisinde vücuttan boşalmasına ve aşırı kan kaybı nedeniyle insanın hayatını kaybetmesine yol açabilir. 

Anevrizma nedir? 
Anevrizma, bir atardamarın duvarındaki anormal balonlaşmadır. Atardamarlar oksijenli kanı kalpten vücudun diğer kısımlarına taşıyan damarlardır. Yeteri kadar genişleyen bir anevrizma vücutta genellikle ölümcül olan kanamalara neden olacak şekilde patlayabilir.
Aort, kalbin sol ventrikülünden gelir ve göğüs ve karın boşluğu boyunca ilerler. Aortun göğüs boşluğu kısmındaki bölümünde oluşan anevrizmalar, “torasik anevrizmalar” olarak adlandırılırlar. Aortun karın boşluğu kısmındaki bölümünde oluşanlar ise, “abdominal anevrizmalar” olarak adlandırılırlar.
Anevrizmalar; beyin, kalp, boyun, dalak, diz arkası  ve vücudun diğer bölümlerindeki damarlarda da oluşabilir. Eğer beyindeki bir anevrizma patlarsa inmeye neden olabilir.

Anevrizma taraması neden önemlidir? 
Her yıl yaklaşık 15.000 insan rüptüre (patlamış) anevrizma nedeni ile ölür. Rüptüre anevrizmalar, 50 yaşın üzerindeki erkeklerde 10. sıklıkta ölüm nedenidir. Rüptüre anevrizmaların çoğu erken tanı ve medikal tedavi ile önlenebilir. Çünkü anevrizmalar herhangi bir bulgu vermeden önce gelişip büyüyebilirler. Bu yüzden yüksek riskli kişilerde anevrizma taraması yapmak önemlidir. Tanı konulduğu anda anevrizmalar genellikle ilaç veya cerrahi ile başarılı olarak tedavi edilebilirler. Aort anevrizması tanısı konduğunda doktorlar kalp hızını ve kan basıncını azaltacak ilaçlar verirler, bu da patlama riskini azaltır. Geniş aort anevrizması tanısı konulduğunda, genellikle aortun hastalıklı kısmının replase edilmesi şeklindeki cerrahi ile tedavi edilebilir. Sonuçlar, genellikle iyidir.

Anevrizmanın nedenleri nedir? 

 • Ateroskleroz (atardamarların içindeki kalınlaşma ve daralma) nedeniyle oluşabilir. Ateroskleroz geliştikçe atardamar duvarları kalınlaşır, hasarlanır ve normal iç yüzeylerini kaybeder. Atardamarın bu hasarlanmış kısmı içindeki kanın basıncıyla gerilebilir veya balonlaşabilir. Böylece anevrizma oluşur. 
 • Anevrizma aynı zamanda atardamarın içindeki sürekli yüksek kan basıncı dolayısıyla da oluşabilir. 
 • Göğüste oluşan bir travma ile (örneğin araba kazası sonucu oluşan travma) oluşabilir. 
 • “Marfan sendromu” gibi bazı tıbbi durumlar da anevrizmaya neden olabilir. “Marfan sendromu” görülen kişilerin boyları çok uzundur, parmakları ince ve uzundur. Bu kişilerde damar yapısında incelme söz konusu olabilir.  
 • Nadir durumlarda tedavi edilmemiş sifilis (cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon) gibi enfeksiyonlar da aort anevrizmasına neden olabilir.

Kimler risk altındadır? 
Erkekler, kadınlara oranla AAA (En sık anevrizma tipi olan abdominal aortik anevrizmalar) için 5-10 kat daha yüksek riske sahiptirler. AAA riski, yaşlandıkça artar ve en sıklıkla 60-80 yaşları arasındaki kişilerde oluşur. Periferik anevrizmalar da 60-80 yaş arasındaki kişilerde sık görülür.

Risk faktörleri nelerdir? 

 • Ateroskleroz (Atardamarlarda yağ depolanması)
 • Sigara Kullanımı (Sigara içenler, 8 kat daha fazla riske sahiptirler)
 • Aşırı kilo veya obezite
 • Aort anevrizması, kalp hastalığı veya atardamarların diğer hastalıkları için aile hikayesi
 • Aort duvarını zayıflatan bazı hastalıklar (Marfan sendromu, tedavi edilmemiş sifilis, tüberküloz)
 • Trafik kazası sırasında göğüs darbesi gibi travmalar
 • 35-60 yaşları arasında ciddi ve kalıcı yüksek kan basıncı. (Kontrol altına alınmamış basınç, tehlikelidir.)
 • Kokain gibi uyarıcı ilaçların kullanımı

Anevrizmanın bulgu ve işaretleri nelerdir?
Anevrizmaların bulgu ve işaretleri tipine, yerleşimine ve patlayıp patlamadığına veya vücuttaki diğer yapılarla ilişkisine bağlıdır. Anevrizmalar yıllar boyunca herhangi bir şikayete yol açmaksızın oluşup büyüyebilir.

Çoğu AAA'lar (Abdominal Aort Anevrizmaları): Yıllar boyunca yavaşça büyürler ve patlayana kadar herhangi bir şikayete yol açmazlar. Bazen muayene sırasında hastanın karnında nabız veren bir kitle fark edilebilir. Eğer şikayete yol açarlarsa, bu şikayetler sırtta veya karnın kenarlarında derin batıcı tarzda ağrı, karında saatler veya günler boyunca süren sabit yanıcı ağrı, ayaklarda soğuma veya uyuşma şeklindedir. AAA patlarsa, şikayetler karnın alt kısmında veya sırtta ani ve şiddetli ağrı, bulantı ve kusma, ciltte terleme, baş dönmesi ve ayağa kalkınca artmış kalp hızı şeklinde olur. Patlamış bir AAA nedeniyle oluşan iç kanama, hastada şoka yol açabilir.
Torasik aort anevrizmaları, büyüyene veya patlayana kadar şikayete yol açmayabilir. Ortaya çıkan şikayetler; çenede, boyunda, sırtta veya göğüste ağrı veya öksürük, ses kısıklığı veya nefes almada zorluk şeklindedir.

Periferik anevrizmalarda ortaya çıkan şikayetler, boyunda, kolda veya bacakta hissedilen nabız veren kitle, kol veya bacak ağrısı, egzersiz krampı şeklindedir. 

Anevrizma tanısı nasıl konulur? 
Anevrizmalar, rutin fizik muayene sırasında şans eseri bulunabilirler. Sıklıkla göğüs veya karın ağrısı gibi başka nedenlerle yapılan ultrason, röntgen veya bilgisayarlı tomografi sırasında şans eseri bulunurlar. Anevrizma tanısı koymak için röntgen, ultrason, bilgisayarlı tomografi, magnetik rezonans görüntüleme, anjiografi gibi yöntemler kullanılır.


Anevrizmalar nasıl tedavi edilir?
Özellikle küçük olan ve ağrıya neden olmayan anevrizmalar dikkatli gözlem ile tedavi eilebilirler. Diğerleri büyümeyi engellemek ve komplikasyonları engellemek için tedavi edilmelidirler. Tedavi amaçları anevrizmanın büyümesini, diğer vücut yapılarına zarar vermesini, patlamasını engellemek ve hastanın normal günlük aktivitelerine devam etmesini sağlamaktır.
İlaçla tedavi ve cerrahi, anevrizmaların iki tedavi şeklidir. İlaçlar cerrahiden önce veya cerrahinin yerine kullanılabilir. İlaçlar kan basıncını azaltmak, kan damarlarını rahatlatmak ve patlama riskini azaltmak için kullanılırlar. Eğer anevrizma büyükse ve patlama riski varsa cerrahi önerilir. Eğer anevrizmalarda diseksiyon gibi bir konplikasyon gelişmişse acil cerrahi gerekir. 

Erken tanı neden önemlidir?
Sigara içen ve 65-75 yaş aralığındaki  erkeklerin abdominal aort anevrizması açısından ultrason ile incelenmeleri, erken tanı açısından önerilmektedir. Aort anevrizmaları için tedavi önerileri, anevrizmanın boyutuna göre belirlenir. Erken tanı konulan küçük anevrizmalar yakın yakip ile tedavi edilebilirler.  Eğer aort çapı küçük ise (3cm'den az) ve herhangi bir şikayeti yoksa yakın takiple 5-10 yılda bir muayene gereklidir. Eğer aort çapı 3-4 cm arasındaysa hasta yılda bir kez ultrason yapılması için doktore gelmelidir. Eğer aort çapı 4-4,5 cm arasındaysa her 6 ayda bir test yapılmalıdır. Eğer aort çapı 5 cm'den büyükse veya yılda 1 cm'den fazla büyüme varsa en kısa zamanda cerrahi yapılmalıdır.

Çoğu periferik anevrizmalar şikayete neden olmazlar. Çok nadiren patlarlar. Periferik anevrizmaların tedavileri, şikayet olup olmamasına, anevrizmanın yerleşim yerine ve atardamardan kan akımının engellenmediğine bağlıdır. Dizin arkasındaki 2,5 cm'den büyük bir anevrizmada genellikle cerrahi gerekir.

Anevrizmaların diseksiyonu neden acil bir durumdur?
Akut aort diseksiyonu, en sık acil cerrahi gerektiren aort hastalığıdır. Aort diseksiyonu, aort duvarının katları arasında yırtık olması ve kanın duvarın katları arasında oluşan yalancı lümene girmesidir. Çoğunlukla yaşlı kişilerde görülür. Aortun patlaması halinde hayatta kalma şansı da azalacağından yeni oluşmuş aort diseksiyonu, acil ve hayati tehdit eden bir durumdur.  
Bu durum, genellikle Tip A (asendan torasik aortu içeren yırtılma) ve Tip B (desendan torasik aortu içeren yırtık) şeklinde sınıflandırılır. Tip A diseksiyonları, cerrahi yapılmayan her saat için %1 gibi yüksek bir ölüm riski taşırlar. Tip B diseksiyonlu hastalarda yırtılma veya organlarda dolaşım bozukluğu olmadıkça cerrahi gerekmez. Diseksiyon cerrahisinde standard tüp greft yerleştirilmesi uygulanır.

Cerrahi tedaviye nasıl karar verilir?
Anevrizma tedavisi için ameliyatın gerekli olup olmadığına kalp ve damar cerrahları karar verirler. Eğer ameliyat gerekli ise anevrizmanın yerleşimine, boyutuna ve aort kapakçığının fonksiyonuna göre ameliyat şekline karar verilir. 

Anevrizmada Cerrahi Tedaviler
Anevrizma tedavisi için ameliyat gerekli ise anevrizmanın yerleşimine, boyutuna ve aort kapakçığının fonksiyonuna göre ameliyat şekline karar verilir. Torasik aort anevrizmalarının tedavisi için seçilebilecek operasyon yöntemleri:
Tüp greft yerleştirilmesi ile asendan anevrizma tamiri: Eğer aort kapakçığı normal, aort kökü genişlememiş ve anevrizma asendan aortta ise anevrizma tamiritüp greft yerleştirilmesi şeklinde yapılır. Asendan aortanın genişlemiş kısmı kesilir ve yerine Dacron veya Gorotex olarak bilinen yapay tüpler yerleştirilir. Yapay tüpler ömür boyu dayanıklıdırlar.

Aort kapakçığı korunarak yapılan anevrizma tamiri: Eğer mümkünse aort kapakçığını değiştirmek yerine aort kapakçığını koruyarak ameliyat yapmak tercih edilir. Bu tip bir işlem aort kökü anevrizmatik olan ve aort kapakçığında yetmezlik bulunan fakat aort yaprakları şekil olarak normal olan hastlarda uygulanabilir. Aort kapakçığı ve koroner damarları yapay damara tekrardan dikilir. Bu tür bir operasyon yapılan hastlar uzun dönem kan sulandırıcı ilaç kullanmaktan kurtulmuş olurlar.

Kompozit aort kökü değiştirilmesi: Eğer hastalarda aort kökü ile beraber aort kapakçığının da değiştirilmesi gerekiyorsa kompozit aort kökü değiştirilmesi operasyonu yapılır. Bu ameliyatta yapay bir tüp damarın içine yapay bir aort kapak daha önceden yerleştirilmiştir ve aortayı değiştirmek için kullanılır. Bu operasyonlarda mekanik ve biyolojik kapakların her ikisi de kullanılabilinir.

Aort arkı cerrahisi: Aort arkı cerrahisi, teknik olarak oldukça zordur. Bu cerrahi sırasında beyni korumak için dallı bir greftkullanılrı, vücut soğutulur (hipotermik dolaşım arresti), ve “antegrad serebral perfüzyon” denilen bir işlem ile beyne oksijenden zengin kan gönderilir. Bu tekniklerin kullanımı ile ölüm ve inme riski azalır.

Torakoabdominal anevrizma tamiri: Torakoabdominal aortayı içeren anevrizmaların tamiri kompleks ve geniş bir cerrahi işlem gerektirir. Cerrahinin potansiyel bir komplikasyonu spinal kordu besleyen atardamarların bu bölgeden çıkması nedeni ile spinal kordun beslenmesinin bozulmasıdır. Bu komplikasyonu azaltmak için anestezi hekimince yapılan bir işlem kullanılmaktadır.
Stent greft yerleştirilmesi (endovasküler tamir): Bazı durumlarda ve asendan aortayı içermeyen bazı anevrizmalarda “stent gretf tamiri” diye bilinen yeni bir tamir yöntemi vardır. Abdominal anevrizma tamiri için minimal invazif bir tedavi yöntemidir. Bu tarz stent greft yerleştirilmesi, bu iş için yeterli donanıma sahip merkezlerde yapılabilir. Hastanemizde bu işlem başarı ile gerçekleştirilmektedir. Bu işlem eğer hastanın aort anatomisi uygun ise yapılabilmektedir. Eğer uygun değilse, standard açık aort cerrahisi yapılmalıdır.
 Abdominal aort anevrizması tamiri: Abdominal aort anevrizmalarının cerrahi tedavisinde tüp greft yerleştirilmesi yapılır. Bazı durumlarda iliak arterler de anevrizmatik ise pantolon greft kullanılır.