Kliniklerimiz › Hematoloji
Ana Sayfa  ›  Kliniklerimiz  ›  Hematoloji  ›  Kan Hastalıkları Belirtileri ve Bulguları

Çarpıntı: Hastanın kalp atışını hissetmesidir. Kansızlığa (anemiler) ve anemiye neden olan kötücül hematolojik hastalıklarda ateşe ve anemiye bağlı olabilir.

Halsizlik ve yorgunluk: Anemiler, dalak büyüklüğü ile seyreden kan ve lenf bezi hücrelerinin anormal çoğalması ile seyreden (miyeloproliferatif ve lenfoproliferatif) hastalıklarda görülür.

Nefes darlığı: Anemiye bağlı kalp yetmezliği ve lenf bezlerinin akciğere ve hava borusuna basısı sonucu gözlenir.

Sarılık: Kanın vücutta yıkımına bağlı (Hemolitik) anemilerde ve karın içinde büyüyen lenf bezlerinin karaciğer ve safra yollarına basısına bağlı bilürübin artışı ile deri ve mukozalarda sarılık gözlenir. Ayrıca B12 ve folik asit eksikliğine bağlı anemilerde (megaloblastik) limon sarısı görünüme yol açan sarılık izlenebilir. Gençlerde sarılık, dalak büyüklüğü (splenomegali) ve safra kesesi taşı olması doğuştan olan anemilerde görülür.

Solukluk: Deri ve mukozalarda solukluk anemiler, kemik iliğinde kan hücrelerinin hatalı ve yetersiz yapıldığı hastalıklarda (kan kanserleri, lösemiler, özellikle akut olanlar, miyelodisplastik hastalık tablosu) görülür.

Tırnak bozuklukları: Demir eksikliği anemisinde özellikle kaşık tırnak dikkat çekicidir. Kemoterapilere bağlı çizgilenmeler, kök hücre nakli olan hastalarda ise tırnağın yenilenmesi görülür. İlaçlara bağlı, kemoterapi alan hastalarda, özellikle hidroksiürea kullananlarda deride ve tırnaklarda koyulaşma ve koyu çizgilenmeler meydana gelebilir.

Zayıflama (Kilo kaybı): İştahın normal hatta artmış olmasına rağmen kilo kaybı zehirli guatr ve şeker hastalarında görülür. İştah azlığı ile birlikte kilo kaybı kötü huylu kan hastalıklarında ve özellikle lenf bezi kanserlerinde (lenfomalar) dikkat çeker. Nüks eden ve dirençli olan hastalarda genellikle ilaçların yan etkilerine ve hastalığa bağlı aşırı zayıflama (kaşeksi) görülür. Kemoterapi alan hastalarda da ilaçların bulantı, kusma ve iştahın baskılanması gibi yan etkilerine bağlı zayıflama olur. 

Ateş: Ateş birçok hematolojik hastalıkta görülebilir. Kötü huylu kan hastalıklarında genellikle 38 santigrat üzerindedir. Enfeksiyonlarda ise yüksek ateşe tansiyon düşüklüğü, çarpıntı ve titreme gibi bulgular eşlik edebilir. Lenf bezi ve kan kanserleri (Lenfomalar, akut ve kronik lösemiler), B12 vitamini eksikliği anemisi, hızlı alyuvar yıkımının olduğu (hemolitik) anemiler, demir eksikliği anemisi ve akyuvar düşüklüğü olan (nötropenik) hastalarda enfeksiyona bağlı ateş olabilir.

Ayak bileği ülserleri: Orak hücreli, Akdeniz anemisi olan, uzun süre hidroksiürea isimli ilacı kullanan hastalarda da geçmeyen ayak bileği ülserleri meydana gelebilir.

Deri kanamaları: Deri ve mukozalarda toplu iğne başı büyüklüğünde veya daha büyük kanamalar görülebilir. Kanımızda pıhtılaşmada görevi olan hücrelerin (trombositler) sonradan veya doğuştan olan sayısal azlığında(trombositopeni) ve fonksiyonel bozukluklarında görülür. Sonradan veya doğuştan olan pıhtılaşma (koagülasyon) faktörleri eksikliğine bağlı da oluşabilir.

Eklem içine olan kanamalar (Hemartroz): Genellikle pıhtılaşma (koagülasyon) faktörlerinin sonradan veya irsi eksikliklerine bağlı eklem içine olan kanamalardır. En sık nedeni Hemofili A’dır. En sık diz ekleminde görülür.

Lenf bezlerinde büyüme (Lenfadenopati): Bir veya birden fazla lenf bezesinin çap, sayı ve kıvam dikkate alınarak anormal bulunması anlamına gelmektedir. Genel olarak 1 cm’den büyük lenf bezesi anormal kabul edilir. Hastalarda ağrısız, 2 cm’den büyük, hareketli, lastik kıvamında ve yaygın lenf bezi büyümeleri lenfomalarda, bazı kronik kan kanserlerinde görülür.

Dalak büyüklüğü (Splenomegali): Yetişkinlerde dalak boyu yaklaşık 11–12 cm'dir. Fizik muayenede dalağın ele gelmesi normalden yaklaşık üç misli büyüdüğü anlamına gelir. Dalak büyüklüğüne enfeksiyonlar (Brusella, Sıtma gibi birçok enfeksiyon hastalığı), romatizmal hastalıklar (Romatoid artrit, sistemik lupus eritemetazus) siroz, kalp yetmezliği gibi hastalıkların yanında birçok kan hastalığı neden olabilir. Dalak büyüklüğü yapan; Akdeniz anemileri (Talasemi), doğuştan olan alyuvar hastalıkları (herediter sferositoz), kronik ve akut kan kanserleri Kronik lenfositer lösemi, Kronik miyelositer lösemi) , lenf bezi kanserleri (Lenfomalar), kan hücrelerinin aşırı yükselmesi ile seyreden hastalıklar (Miyelofibrozis, Polisitemi Vera), saçlı hücreli kan kanseri ve doğuştan olan depo hastalıkları sayılabilir.

Karaciğer büyüklüğü (Hepatomegali): Hepatomegali; karaciğerin büyümesidir. Karaciğerin büyümesine birçok hastalık neden olabilir. Kalp yetmezliği, siroz, karaciğerin damarlarında pıhtı, enfeksiyon hastalıkları (tifo, sarılık, brusella, sıtma, kala-azar), doğuştan enzim eksikliği sonrası meydana gelen depo hastalıkları, kanserler (lenfomalar, lösemiler, karaciğerin primer tümörleri, metastatik kanserler, miyelofibrozis, polisitemi vera) en sık büyüklüğe yol açan hastalıklardır.

Safra kesesi taşları: Doğuştan alyuvar yıkımıyla giden kansızlıklarda (hemolitik anemiler, herediter sferositoz, Talasemiler, Orak hücreli anemi) genç yaşta safra kesesi taşları olabilir. Genç bir hastada anemi, dalak büyüklüğü ve safra kesesi taşı varsa bu durum aksi ispat edilene kadar doğuştan olan alyuvar yıkımına bağlı kansızlıktır.

İdrarda kan gelmesi (Hematüri): Normalde idrarda erkeklerde her bir mikroskop alanında bir, bayanlarda ise dört alyuvar olabilir. Hematürinin en sık nedeni idrar yolu enfeksiyonlardır. Kan hastalıklarında pıhtılaşma ile ilgili hücrelerin (Trombosit) sayı (trombositopeni) ve fonksiyon bozukluğuna bağlı olabilir.

Akut gut atağı: Kan hastalıklarından hücre yıkım ve yapımının arttığı (miyeloproliferatif hastalıklar, lenfoproliferatif hastalıklar, akut ve kronik lösemiler ve kemoterapi sonrası) hastalıklarda kanda yükselen ürik asite bağlı görülebilir. Hastaların ayak başparmağında şişlik, yanıcı tarzda ağrı ve kızarıklık meydana gelir.

Parmakların kızarıklığı ve ağrısı (Eritromelalji): Kılcal damarlarda tıkanma sonunda meydana gelen iskemiye bağlıdır. Ellerin ve ayakların kızarık ve yanıcı tarzda ağrılı olmasıdır. Alyuvarların anormal artışı (Polisitemi vera), kan hücrelerinin anormal artışı ile seyreden hastalıklarda (akut lösemiler ve esansiyel trombositoz) daha sık görülür.

Diş eti şişmesi: Diş etlerinde şişme dikkat çeker. Akut kan kanserlerinde (miyelomonositer ve monoblastik lösemilerde), lityum, siklosporin, difenilhidantoin ilaçlarını kullananlarda, gebelik ve diş hastalıklarında görülebilir. Akut lösemilerde diş etlerinde kan kanseri hücrelerinin (monoblastların) tutulumuna bağlıdır.

Dilin üzerinin düzleşmesi: Dilimizin üzerinde tad almamızı sağlayan kabarcıklar bulunur. Hızlı hücre ve doku yapım ve yıkımının olduğu sindirim sistemizin yüzeyini kaplayan hücrelerde, B12 vitamini ve folik asit eksikliğine bağlı meydana gelir. Dil üzeri düz, kızarıktır. Özellikle megaloblastik anemilerde görülür. Demir eksikliği anemisi olan hastalarda da görülebilir.

Atar ve toplardamarlarda pıhtılaşma: Kan hastalıklarında kan akımının yavaşlaması veya yapısının bozulması ve damar duvarı bozukluğuna bağlı özellikle toplardamarlarda hayatı tehdit eden pıhtılaşmalar görülebilir. Sıklıkla aşağıdaki hastalıklarda görülür:
Alyuvarların anormal artışı ile karakterize kan bastı hastalığı (Polisitemi vera)
Kanda anormal protein artışı ile seyreden hastalıklar (Paraproteinemiler; multipl miyelom, waldenström makroglobulinemisi, kriyoglobulinemi)

Orak hücreli anemi
Pıhtılaşmayı sağlayan hücrelerimizin anormal artışı ile seyreden hastalık (Primer trombositoz)
Doğuştan pıhtılaşmaya meyilli olunan hastalıklar (Faktör V leiden mutasyonu, protrombin gen mutasyonu, Protein C ve S eksikliği, antitrombin eksikliği, Hiperhomosisteinemi)