Kliniklerimiz › Ortopedi ve Travmatoloji
Ana Sayfa  ›  Kliniklerimiz  ›  Ortopedi ve Travmatoloji  ›  Artroskopi

Artroskopi, eklemi ilgilendiren hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılan minimal bir cerrahi yöntemdir. Artro (eklem) ve skopi (bakmak-incelemek) kelimelerinin birleştirilmesi ile oluşan “artroskopi”, eklemlerin içine “skop” denilen bir mercek sistemi ve ışık kaynağı ile bakılarak, tanı ve tedavi uygulanması işlemidir. Skop’un ucuna kamera takılarak, görüntü bir televizyon ekranına aktarılıp, görüntüler daha büyük ve net olarak görülebilir. Ayrıca kayıt yapılıp, fotoğraf çekilebilir. 

Önceleri sadece diz eklemine uygulanan artroskopik girişimler, teknolojik gelişmelerin artmasıyla omuz, ayak bileği, el bileği, dirsek ve kalça eklemine de uygulanmaya başlanmıştır. 

Artroskopik cerrahi, çok küçük kesilerden yapıldığı için, normal dokulara en az zarar veren yöntemdir. Uygun tanı ve tedavi imkânı olan her hastaya uygulanabilir. Ancak artroskopik tedavilerin bir sınırı vardır. Açık cerrahiye göre birçok üstünlüğü olan artroskopik cerrahi gerektiği zaman yerini açık cerrahiye bırakmalıdır.

Artroskopi kimlere uygulanır? 
Özel bir yaş grubu ve hasta grubu yoktur. Uygun tanı ve tedavi imkanı olan her hastaya uygulanabilir. Ancak artroskopik tedavilerin bir sınırı vardır. Açık cerrahiye göre birçok üstünlüğü olan artroskopik cerrahi gerektiği zaman yerini açık cerrahiye bırakmalıdır.

Artroskopi nasıl uygulanır?
Artroskopi yapılacak hastaya genel anestezi veya uygun bölgesel anestezi uygulanarak işleme başlanır. İlk olarak kamera sisteminin gireceği skop’un çapı kadar (0,5 cm) ciltte kesi yapılır. Bu delikten kamera içeri yerleştirilerek, eklem steril bir sıvı (serum fizyolojik) ile şişirilir ve eklem görüntülenmeye başlanır. Öncelikle tanısal amaçla eklemin görülebilen tüm noktaları incelenir, ardından tedaviye geçilir. Tedavi için kullanılacak aletler için 2. ve 3. delikler açılarak, bu deliklerden işlem yapılır. Dokulardaki hasarlar incelenir ve gerekli tedavi uygulanır. 

Artroskopinin açık cerrahiye göre avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Artroskopi için genellikle 2 veya 3 adet 1 cm’den küçük insizyonlar yeterlidir. Açık cerrahide eklemin rahat görülebilmesi için çok daha büyük kesiler gerekir. Kesi büyüdükçe yara iyileşmesi için gereken süre uzamakta hastanın fizik tedavi sürecini zorlaştırmakta ve hastanede kalma süresini uzatmaktadır. Ayrıca büyük kesi, iltihap riskini de artırmaktadır.

Artroskopide ekleme mercek sistemi ile bakıldığından görüntü normalin 5-6 kat büyük olarak görünür. Çıplak gözle görülenden daha detaylı ve net bir görüntü daha hassas ve detaylı bir tedaviye olanak sağlar.

Eklemin yıkanmasını gerektiren iltihabi durumlarda açık cerrahide yıkama sınırlı olurken, artroskopi ile çok daha detaylı ve efektif bir yıkama yapmak mümkündür. 

Açık cerrahide ameliyat sonrası ağrı kontrolü genellikle problem olmakta ancak artroskopide ameliyat sonrası genellikle rahat geçirilmektedir. Artroskopik girişimler genellikle günübirlik girişimlerdir. Yapılan işleme göre yatış birkaç güne kadar uzayabilir. Açık girişimlerde genellikle yatış süresi daha uzundur. 

Artroskopinin dezavantajı, bazı eklemlerin anatomik yapısından dolayı belirli lezyonların tedavisinde yetersiz kalmasıdır. Ayrıca küçük eklem içi kırıklar artroskopik olarak tedavi edilebilirken, daha büyük kırıklarda kırığın tamamına hâkim olabilmek için açık cerrahiye geçmek gerekmektedir.

Artroskopi hangi eklemlere ve hangi hastalıklarda uygulanır?

Diz: Günümüzde en sık artroskopi uygulanan eklem, diz eklemidir. Hemen hemen tüm eklem içi patolojileri artroskopi ile tedavi edilebilir.  İç ve dış menüsküs yırtıkları, ön çapraz bağ yaralanmaları, arka çapraz bağ yaralanmaları, eklem kıkırdak problemleri, diz kapağı uyum problemleri, küçük boyutlu eklem içi kırıklar artroskopi ile rahatlıkla tedavi edilebilir. 

Omuz: Omuz, ikinci sıklıkta artroskopi uygulanan eklemdir. Açık cerrahi ve artroskopik cerrahi arasında tercih edilme oranı, son yıllarda belirgin şekilde artroskopinin lehine değişmiştir. Daha önce sadece açık olarak yapılan bazı girişimler, artık neredeyse tamamen artroskopik uygulanmaktadır. Rotator manşet yırtıkları, sıkışma sendromu, tekrarlayan çıkıklar, kıkırdak problemleri, donuk omuz ve eklem içi kırıklar, artroskopi ile tedavi edilebilir. 
Ayak bileği: Ayak bileği ekleminin anatomik yapısı ve boyutları nedeniyle bazı teknik zorluklara karşın yine de birçok rahatsızlıkta başarıyla uygulanmaktadır. Eklem içi kıkırdak ezilmeleri ve  kopmaları, önden ve arkadan sıkışma sendromu, eklem içi kırıkların gözlenmesinde kullanılmaktadır. 
El bileği: Eklem içi kırıklar, eklem içi serbest cisim çıkarılması, TFCC (Triangular Fibrocartilaj Complex) olarak adlandırılan el bileğinin iç kısımdaki kıkırdağımsı dokunun yırtıkları ve ağrılı durumları, artroskopik olarak tedavi edilebilmektedir. Eklemin boyutu nedeniyle normalde kullanılan skop ve cihazlardan daha küçük aletlerin kullanılması gerekir.

Kalça: Özellikle son yıllarda kalça eklemi artroskopisi daha sık uygulanmaya başlanmıştır. Kalçanın uyumsuzluk problemi olan FAS (femoroasetabular sıkışma), eklem içi serbest kıkırdak lezyonları, tümöral oluşumlar, labrum (eklem kenarındaki kalın doku) yırtıkları artroskopi yöntemiyle tedavi edilebilen hastalıklardır. Kalça ekleminin özel durumu nedeniyle daha uzun ve güçlü aletlere ihtiyaç vardır, ayrıca eklemi görüntülemek için traksiyon masası gereklidir.

Dirsek: Kıkırdaktan parka ayrılması, serbest cisim çıkarılması, hareketi engelleyen kemik çıkıntıların tıraşlanması, romatizmal hastalıklarda kalınlaşan eklem zarının tedavisi ve eklem içi iyi huylu tümörlerin çıkarılması, artroskopik olarak uygulanabilir.
Günümüzde hastaların hastanede kalma süresini kısaltma ve erken işe dönüş ihtiyacı söz konusudur. Artroskopik tedaviler, bu ihtiyaca en iyi cevap veren yöntem olarak kolaylık sağlamaktadır. Teknolojideki yenilikler, zaman içinde ulaşamadığımız bölgelere de ulaşmamızı sağlayacaktır.