Kliniklerimiz › Beslenme ve Diyet
Ana Sayfa  ›  Kliniklerimiz  ›  Beslenme ve Diyet  ›  Çocuklarda Şişmanlık

ÇOCUKLARDA ŞİŞMANLIK


Şişmanlığın çocuklarda görülme sıklığında artış var mıdır?
Son yıllarda şişman çocuk sayısında çok hızlı bir artış, hatta patlama söz konusudur. Bu nedenle, eskiden erişkin yaşlarda görülen "tip 2 şeker hastalığı", artık çocukluk veya ergenlik çağında da görülebilmektedir. Fransa'da son 10 yılda çocuklarda şişmanlık sıklığı 5 kat, ABD'de ise 1976 yılından bu yana 2 kat arttığı gözlenmekte, Türkiye'de de çocukluk çağındaki şişmanlık hızla artmaktadır.



Çocuklarda şişmanlığa neden olan faktörler nelerdir?
Çocuklarda genetik faktörlerin yanı sıra çevresel faktörlerdeki değişiklikler de şişmanlığa yol açmaktadır. Hareketsiz bir yaşam biçimi, televizyon ve bilgisayar kullanımının yaygınlaşması, karbonhidrat ve yağlı gıdaların ağırlık kazandığı fast food beslenmenin artması, şeker, çikolata ve hazır gıda ürünlerinin reklamları, çocuklarda şişmanlığın artmasına neden olmaktadır. Nitekim, günde iki saatten fazla televizyon seyreden çocukların %52'sinde aşırı kilo, %28'inde ise şişmanlık saptanmıştır.

Çocukların kilo almaması için neler yapılmalı?
Bebekleri anne sütüyle beslenmeye özen gösterilmelidir. Bebeklik döneminde anne sütüyle beslenen çocuklarda obezite,  %15-25 oranında daha az görülmektedir.  

Anne-baba sağlıklı beslenmeyi öğrenmeli ve evde uygulamalıdır, böylece çocuklar da sağlıklı beslenmeyi öğrenirler. Aile, günlük beslenmede yağ ve karbonhidrat miktarını azaltmalıdır. Aile, çocuğu kısıtlayıcı diyetlere sokmamalıdır. Çocuklara abur cubur yememesi, acıktığı zaman ve yavaş yemesi öğretilmelidir.  Çocuğun aileyle birlikte yemek yemesi sağlanmalı, mutlaka kahvaltı edilmelidir. Çocuklara çok su içmesi öğretilmelidir. Çocukların kendi odalarına veya yattıkları odaya televizyon konmamalıdır.
 
Çocuğa ödül olarak şeker, çikolata gibi kalorisi yüksek gıdalar verilmemelidir. Aynı şekilde ceza verilirken de besin alımının kesilmesi veya besinlerin yasaklanması doğru değildir. 

Okullarda çocuklara oyun ve jimnastik alanları sağlanmalıdır. Okul kantinlerinde sağlıklı besinlere yer verilmelidir. Çocuklara bisküvi ve kek yerine meyve yeme alışkanlığı kazandırılmalı, kantinlerde yüksek kalorili ve fast food ürünü gıdalara yer verilmemeli,  gazoz ve kola gibi  içecekler yerine, sadece su veya maden suyu satışı sağlanmalıdır. Öğle  yemekleri verilen okullarda, kilo aldırmayan ve sağlıklı yemeklerin çıkması için çaba gösterilmelidir. İngiltere ve Singapur'da yapılan okul çalışmaları sayesinde obezite ile  mücadelede başarılı sonuçlar elde edilmiştir. 

Çocukluk döneminde kilolu olanların erişkin yaşlarda da kilolu olma riski var mıdır?
3-10 yaş arasında aşırı kilolu olan çocukların %50'sinde erişkin dönemde aşırı kilolu olma riski vardır. Ergenlik çağında aşırı kilolu olanların ise % 70-80'inde ileri yaşlarda aşırı kilo gelişmektedir. Bu nedenle çocukluk çağından itibaren fazla kilolarla mücadele etmek gerekir.

Çocuklarda görülen şişmanlık ile erişkinlerde görülen şişmanlık arasında fark var mıdır?
Evet, her iki dönem arasında belirgin farklar vardır. Çocuklar, kilo aldığında yağ hücrelerinin sayısı artarken; erişkinlerde ise yağ hücrelerinin sayısında artma olmaksızın, her bir yağ hücresi büyümektedir.
 
Çocuklarda şişmanlık nasıl tedavi edilir? 
Çocuklardaki şişmanlığın tedavisinde büyüklerde olduğu gibi önce hormonal veya genetik bir bozukluğun olup olmadığı araştırılmalıdır. İnsülin direnci veya tiroit yetmezliği ilk akla gelenlerdir. İnsülin direnci, çocuklarda ileride şeker hastalığı oluşma olasılığının da yüksek olduğunu gösterir. Tiroit hormonları için TSH ve serbest T4 ölçümleri yapılmalıdır.

Tedavide iş, çocuğa ve daha çok anne-babaya düşmektedir. Çocuğun hareketi artırılmalı, yağ ve enerji düzeyi düşük gıdalar yemesi sağlanmalı, yeme alışkanlığı değiştirilmeli ve aile üyeleri de sağlıklı beslenmeyi öğrenmelidir. Bunların dışında çocuğun çok televizyon seyretmesine izin verilmemelidir. 
Şişman çocuklarda günlük kalori alımının %25'inden fazlasının, yemek saatleri dışındaki atıştırmalardan kaynaklandığı belirlenmiştir. Bu nedenle çocukların atıştırmaları önlenmelidir.

Şişman çocuklarda ergenliğe erken girme, sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Bu çocuklarda yürümede gecikme, kemik yaşının akranlarına göre ileri olması, vücutta pişikler ve deri iltihaplan sıklıkla görülür. Yağ dokusu artışına bağlı olarak karında çatlaklar oluşabilir. Erkek çocuklarında memelerde aşırı büyüme gözlenebilir.

Çocuklarda şişmanlığı önleyecek diyet ilkeleri nelerdir?
Bebeklerin 1 yaşına dek anne sütüyle beslenmesi, çok önemlidir. Ek besinlere erken başlamak, süte bal koymak, fazla muhallebi yedirmek çocukta kilo artışına neden olur. Hazır bebek mamalarına su konulmalı ve bisküvi eklenmemelidir. Biberon yerine kaşıkla beslenme tercih edilmelidir.

1-6 yaş arasında, ailenin beslenme tarzı kilo alımında çok önemlidir. Ailenin sağlıklı beslenme konusunda bilgi sahibi olması gerekir. Çocuğa ödül olarak şeker ve çikolata verilmemelidir. Çocuğun mutlaka sabah kahvaltı etmesi, öğün kaçırmaması ve hareketli olması sağlanmalıdır.

6-18 yaş döneminde çocuklar, makarna ve pilav gibi karbonhidratlı gıdaları tercih ederler, sebze yemeklerini pek sevmezler. Bu nedenle aile dengeli bir beslenmede, öğün atlamamakta, sebze ve meyveden zengin bir diyette ısrar etmeli ve hububatlara ağırlık vermelidir.  Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği, beyaz makarna yerine kepekli makarna tüketilmelidir. Çocuğun spor yapmaya teşvik edilmesi, diyet kadar önemlidir. 

Yoğun çalışma gerektiren sınav dönemlerinde öğrencilerdeki kilo alımını önlemek için  nasıl beslenmelidir? 
Sınav döneminde ve özellikle üniversiteye hazırlanan öğrencilerde  yorgunluk, halsizlik, uykusuzluk ve çok fazla stres vardır. Bu nedenle düzenli ve sağlıklı beslenemeyen, abur-cubur tüketen öğrenciler kilo alırlar. Bu durum, sınav başarısını da düşürmektedir. 

Hafızayı güçlendirmek için Omega-3 alımını artırmak ve bu amaçla da haftada 3 kez balık tüketmek, sebze ve meyveyi artırmak, ceviz, badem veya fındık yemek, kahvaltıda yumurtayı unutmamak yararlı olacaktır. Ayrıca kalsiyum desteği için yağsız süt ve ayran mutlaka içilmelidir.

Sınava hazırlanan öğrencilerde kansızlık, kalsiyum ve magnezyum gibi mineral eksikliği olup olmadığı da araştırılmalıdır. Demir eksikliği olan öğrencilerde isteksizlik, konsantre olamama çok sık görülür. Bu tür eksiklik varsa doktorun önerdiği şekilde ilaç alınması ve besin desteği gerekebilir.

Düzenli kahvaltı etmek de önemlidir. Öğrencilerin çoğu, kahvaltı etmeden okula gitmektedir. Kahvaltı etmek, başarıyı artırır. Kahve ve çayı fazla içmek veya kola alışkanlığı ise hafızaya zarar verir. Bunun yerine bol su veya taze meyve suyu içilmelidir. Her gün yarım saat yürüyüş yapmak da sınav başarısını artırmaktadır.