Kliniklerimiz › Beslenme ve Diyet
Ana Sayfa  ›  Kliniklerimiz  ›  Beslenme ve Diyet  ›  Şişmanlık ve Kilo Verme

ŞİŞMANLIĞIN TEŞHİS VE TEDAVİSİ


Kilo vermek isteyince hangi doktora başvurmak gerekiyor?
Kilo vermek isteyen kişiler, öncelikle bir endokrinoloji uzmanına başvurmalıdır. Hormonal sorunlar ve yeme davranış bozukluğu gibi kiloya yol açan etkenlerin öncelikle belirlenmesi, sonrasında kişiye uygun zayıflama programı uygulanması gerekir. Bunu yapmayıp, önce diyetisyene gidilirse, sağlıklı zayıflamada başarı şansı azalır.



Şişmanlık tedavisinde amaç nedir?
Şişmanlık tedavisinde 3 amaç vardır:

 • Kilo kaybını sağlamak
 • Kilo kaybı sonrası ulaşılan kiloyu devam ettirmek
 • Kilo almayı önlemek.

Görüldüğü gibi ilk amaç, kilo vermektir. Ancak şişman kişilerin çoğu, bir süre sonra tekrar kilo aldığından, verilen kiloların tekrar alınmaması da kilo vermek kadar önemlidir.

Kilo vermeyi başarabilmiş şişman kişilere uygulanan bir ankette, bu kişilerin egzersiz yaptığı, daha az yediği (1400 kalori ve altında), şeker ve tatlıları kestiği, az yağ, çok sebze ve meyve tükettiği saptanmıştır.  O halde kilo vermenin en önemli unsurları, kalorisi düşük bir beslenme, egzersiz yapmak, tatlılardan ve şekerden uzak durmaktır.

Ne kadar kilo verilmeli? Bunun bir ölçüsü var mı?
Zayıflamada başlangıçtaki hedef, 6- 12 aylık bir zaman içinde, kişinin vücut ağırlığının % 10-15'i oranında kilo verebilmesini sağlamaktır. Diyette uygulanacak 500-1000 kalorilik bir azalma, kişinin haftada 0,51 kg vermesini sağlayacaktır. 

Bu durumda hedef; haftada 1 kg, ayda 4 kg vermek olmalıdır. İdeal kiloya geldikten sonraki hedef ise, bu kiloyu korumak ve tekrar kilo almamaktır.
Tedavi programına katılan kişilerin çoğu, kısa sürede % 10 kilo kaybı sağlarlar, ancak bunların genellikle 2/3'ü bir yıl içinde, neredeyse tümü ise 5 yıl içinde tekrar kilo alırlar. Bunun nedeni, şişmanlık tedavisinin, şişmanlığı kesin olarak ortadan kaldıran bir tedavi olmamasıdır. Tedavi kesildiğinde (egzersiz ve diyet bırakıldığında) tekrar kilo alınır. Bu nedenle diyet ve egzersiz, “yaşam biçimi” olarak benimsenmeli ve ömür boyu sürmelidir.

Kilo vermenin sağlığa faydası nedir?
Şişman bir kişi, kilo vermekle hem ömrünü uzatır, hem de hastalıklara yakalanma riskini büyük ölçüde azaltır. 
10 kg'lık kilo kaybıyla bu riskler, %20'den fazla azalır. Yine 10 kg'lık zayıflamayla büyük tansiyonda 1 cmHg, küçük tansiyonda ise 2 cmHg'lık düşüş gerçekleştiği bilinmektedir. Verilen her 1 kg'la büyük ve küçük tansiyonda 0,1 mmHg düşme görülmektedir.

Diyabet hastalarında 10 kg zayıflama, açlık kan şekerinde %50 oranında düşüş sağlamaktadır. 

1 kg zayıflamakla kandaki toplam kolesterol düzeyinde 2,28 mg/dl, “LDLkolesterol” adı verilen kötü kolesterolde 0,91 mg/dl,  “trigliserit” denilen bir başka yağ türünde ise 1,54 mg/dl düşüş gerçekleşmektedir.
 
Kilo verildiğinde, kalp hastalığına yakalanma riskini artıran “creaktif protein (CRP)” adı verilen iltihap yapıcı proteinlerde ve kan pıhtılaşmasını artırarak kalp krizine neden olan proteinlerde ciddi azalmalar olur.

Görüldüğü gibi sağlıklı kilo vermek, kişilerin ömrünü uzattığı gibi, tansiyonu düzeltmekte, yüksek olan kan yağlarını ve şekeri de düşürmektedir. Bu nedenle sağlıklı beslenme ve sporla fazla kiloların verilmesi için çaba gösterilmesi, hayati öneme sahiptir.;

Sık aralıklarla kilo alıp vermek, vücuda zarar verir mi?
Diyet veya egzersizle kilo verdikten sonra, zaman içinde daha fazla kilo alma durumu oluşabilir. Bunun, vücuda zararlı olduğunu belirten bilimsel çalışmalar olduğu gibi, herhangi bir etkisinin olmadığını gösteren araştırmalar da vardır.

Bununla birlikte sık sık  aşırı kilo alıp verilmesi ki -buna "yoyo sendromu" denir- vücuttaki bazı hormonların, minerallerin bozulmasına yol açabilmekte ve hatta kalp ritmini etkileyerek zararlı olabilmektedir. Bu nedenle aşırı kilo alıp vermelerden kaçınmak gerekir. İdeal olanı kilo verdikten sonra o kiloda kalabilmeyi başarmaktır. Bunun için de sağlıklı beslenme ve spor, günlük hayatın bir parçası olmalıdır.